ADSL MODEM REHBERİ
ADSL MODEM ALIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ ?
İhtiyaçlarınızı belirleyin!!!
Öncelikle internet bağlantısını tek bir bilgisayarda mı kullanacaksınız yoksa birden çok bilgisayarın bulunduğu bir ağa paylaştıracak mısınız? Eğer sadece tek bir bilgisayarda kullanacaksanız; size tek portlu bir ADSL modem yeterli olacaktır. Hatta modemin kullanacağı arabağdaşım türü de bu durumda çok önemli değildir. Yani USB ya da Ethernet arabağdaşımlarından birini kullanan bir modem seçebilirsiniz. Eğer modeminizi birden çok bilgisayarın bulunduğu bir ağda kullanacaksanız; önünüze iki seçenek çıkar.
Seçenek 1: Tek port ethernetli bir modem alıp modemin çıkışına bir hub ya da switch bağlayıp modeme çoklu bilgisayar desteği sağlamak.
Seçenek 2: Dört port entegre switchli bir modem almak. Böyle bir çözüm daha çok önerilen bir çözümdür. Bu tür modemler yönlendirme (routing) özelliğine de sahiplerdir.
Güvenlik önemlidir!!!
Dial-up'tan ADSL'e terfi eden kullanıcıların özellikle entegre firewall'u (güvenlik duvarı) olan modellere yönelmeleri tavsiye edilir. Çünkü ADSL ile bilgisayarlar devamlı bir biçimde internete bağlı olduklarından, internet üzerinden saldırı yapılma ihtimali de artmış olacaktır. Bu durumda donanımsal bir güvenlik duvarı tatminkar çözümler sağlayacaktır. Tabi ki benim size tavsiyem kendi bilgisayarınızda da yazılımsal bir güvenlik duvarı kurulu olmasıdır. Ayrıca bazı Uzakdoğu'dan modemlerde sözde firewall bulunduğunu hatırlatmak isterim. İşin en güvenlisi ICSA sertifikasına sahip bir modem almaktır.
USB vs. Ethernet
USB (Universal Serial Bus) arabağdaşımını destekleyen modemlerle Ethernet (IEEE 802.3) arabağdaşımını destekleyen modemler arasında internetten dosya indirme hızında hiç bir fark yoktur! Bunun nedeni, sizin download hızınızın iki arabağdaşımın da desteklediğinin çok altında kalmasıdır. Aradaki tek fark LAN'daki bilgisayarlar router özelliği olan modem üzerinden birbirlerine veri aktarmak istediklerinde ortaya çıkar. USB kullanılan durumda yerel şebekedeki veri transfer hızı 10 Mbit/s ile sınırlanır. Bu da yaklaşık 1,2-1,3MB/s'lik bir hızdır. Halbuki şebekedeki tüm bilgisayarlar modeme ethernet arabağdaşımları üzerinden bağlanırlarsa bu durumda LAN üzerindeki transfer hızı 100 Mbit/s gibi değerlere çıkacaktır. Ayrıca Linux bazlı bir işletim sistemi kullanıyorsanız, işletim sisteminin problem çıkarmaması için Ethernet destekleyen modelleri seçmelisiniz.
Splitter'ın (Ayırıcı) Görevi
Ayırıcılar modeminize giren telefon hattını iki farklı frekans bölgesine ayırırlar. Bu bölgeler: Ses frekans bölgesi (0Hz - 4kHz) ve veri iletimi frekans bölgesi (4kHz-1.1MHz) olarak ayrılmıştır. Telefon konuşması esnasında insan sesi bir alçak geçiren filtre yardımıyla süzülür ve daha sonra 4 kHz'lik band genişliğine sahip olan hatta verilir. DSL işaretleri ise veri iletimi amacıyla veri iletimi frekans bölgesine verilirler. Bu bölgedeki band genişliği yani yaklaşık 1.1 Mhz 256 parçaya ayrılır ve her parçadan ayrı ayrı veri paketleri paketleri gönderilir veya alınır. İşte eğer splitter kullanmıyorsanız bu frekans bölgeleri ayrılmayacak ve siz internetteyken telefonunuz meşgul çalacaktır. Eğer evde tek bir telefon hattınız varsa telefon hattının meşgul olmaması için kullanmanız gerekmektedir.
Kablosuz (Wireless) Modemler Hakkında Bir Çift Söz
Son yıllarda popüler olan bir çözüm de kablosuz çözümlerdir. Bu durumda bir kablosuz modem alırsınız ve PC'nizi PCI kartı üzerinden veya USB üzerinden takacağınız tranceiver(alıcı verici çiftinin üzerinde bulunduğu kablosuz ağ kartı) yardımıyla bu ağa bağlayabilirsiniz veya dizüstü bilgisayarınızı PCMCIAdan bağlanan bir kablosuz ağ kartı yardımıyla ya da Intel Centrino veya Sonoma konseptine sahip bir dizüstü bilgisayarla hiç bir ek karta gerek kalmadan da kablosuz ağa bağlanabilirsiniz. Ama bu konuda bazı çekincelerim olduğunu söyleyebilirim. Bunları aşağıda sıraladım:
Çekince 1: Sağlık Kablosuz modemden uzaklaşınca bilgisayarlara ulaşan sinyal gücü düşer. Bu durumda kablosuz modem çıkış gücünü arttırır. Çıkış gücünün artması modemin çevresindeki kişilerin ki bu çoğunlukla ev halkı olur, daha çok elektromanyetik radyasyona maruz kalmalarına neden olur. Yalnız burada bir parantez açmak lazım. Elektromanyetik radyasyon (EMR) ile normal radyasyon karıştırılmamalıdır. EMR'ın şu ana kadar görülen etkisi insanların vücudundaki doku ve organlarda derecenin onda biri miktarlarında sıcaklık yükselmelerine sebep olur. Bu ise bazen pamuk ipliğine bağlı vücut düzeninin çalışmasını etkileyebilir. Normal radyasyon ise insan hücresinin içinde bulunan DNA'yı parçalayarak kanser yapar. EMR üzerinde yapılan deneylerde insanlarda büyük problemlere yol açtıkları görülmemiştir. Ancak araştırmalar daha tamamlanmamıştır.
Çekince 2: Kapsama Alanı ve Hız: Duvarların çoğunlukta olduğu ortamlarda dalgalar emilirler, yansıtılırlar ve bazen köşelerden saçılırlar. Bu durum ise modeme uzakta olan bilgisayarın sinyal seviyesinin düşmesi nedeniyle kapsama alanı dışında kalmasına ya da veri aktarım hızının 1 Mbit/s değerine kadar düşmesine sebep olur. Gerçi bu hız bile internet bağlantısının paylaşılması için yeterli olsa bile iç ağda dosya paylaşımını neredeyse imkansız hale getirir.
Çekince 3: Davetsiz Misafirler: Kablosuz ağların en büyük problemi ağ güvenliğidir. Veri paketleri herkese açık bir hava ortamını kullandığından dolayı ağda herhangi bir şifreleme yapılmadığı takdirde evin veya iş yerinin çevresindeki istenmeyen kullanıcılar tarafından verileriniz çalınabilir yada internet bağlantınız kullanılabilir. Bazı insanların aklından 128 bit WEP şifrelemesi yaparız diye geçtiğini okuyabiliyorum. Ama ne kadar "BABA" bir WEP şifrelemesi yaparsanız yapın verilerinizi bir hafta boyunca dinleyen (sniff eden) bir kullanıcı şifrenizi rahatlıkla kırabilir.
Tavsiye Edilen Modemler
İnternet'te çok forumlara girdim. En sonunda bir liste çıkarmayı başardım. Tavsiye edilen modem markaları: Alcatel (Thomson), Siemens, Zoom, , Linksys (Cisco), US Robotics.
Hangisi Daha İyi Peki?
Sizlere şunu söyleyebilirim ki santralde kullanılan yeni DSLAMlerin hepsi Alcatel marka olduğundan dolayı uyumlu çalışması bakımından Alcatel modemleri tavsiye ederim. Ancak bu modemler ev kullanıcıları için biraz pahalı olabilirler. Bu durumda US Robotics'in 9105 modelini tavsiye ederim. 4 Port Ethernet Switch+ Firewall + Router +DHCP + NAT + Splitter hediyeli 73 dolardı. Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Piyasada 40 dolar civarında da modemler satılıyor. Bunları kullanırsanız.da internete bağlanma hızınızda büyük bir düşme olmaz.
Online Oyunlar ve Düşük Pingler:
Eğer FPS (silahla dolaşıp adam vurmaca :-D) tarzı bir oyun oynayacaksanız gerçekten düşük pinglere (100ms civarında) ihtiyacınız var. Fakat ADSL ile yurtdışı bir sunucuya bağlanırsanız 200 ms'nin altına düşmeniz neredeyse imkansız. Yine en güzeli avaturk gibi yerli bir sunucuya bağlanmanız. Diğer taraftan strateji oyunlarında ya da FRP oyunlarında yüksek pinglerin çok büyük bir önemi yok.
Ping Düşürme Metodu:
Eğer ping sürenizin biraz düşmesini istiyorsanız TCP/IP Receive Window büyüklüğünü düşürmelisiniz. Bu durumda ping süreniz biraz düşer fakat bununla birlikte download hızınız da düşecektir. İnternette gördüğünüz tweak programları ise pek bir işe yaramıyor. Gerçi yukarıda anlattığım TCP/IP Receive Window büyüklüğü numarası bile gözle görülür bir değişiklik yapmamakta. Bu bağlamda olaya baktığımızda KabloNet kullanıcıları daha şanslılar.
DMZ Modu: "DMZ o da nedir?
" diyenler için açıklayalım. DMZ (Demilitarized Zone) yani askerden arındırılmış bölge demektir. Aldığınız modem eğer entegre bir firewall'a sahipse bazı oyunları online olarak oynamak istediğinizde problemler yaşayacaksınız. Bunun nedeni oyunun kullandığı bazı portları firewall'un bloke etmesidir. Bunu çözmek için modem DMZ moduna geçirilir. Bu moda girebilmek için modemin konfigürasyonundan oyun oynayacağınız bilgisayarın lokal IP adresini girin. Çoğu kez bu adres 192.168.xxx.xxx şeklinde olur. Burada x ile gösterilen sembol bir rakamdır. Şunu söylemekte de fayda var: DMZ modunda bilgisayarınızın tüm portları açılacağından internette korumasız kalacaksınız.
NAT'ın Faydası:
NAT (Network Adress Translation) iç ağda birden çok bilgisayar bulunsa bile bunlar internete çıkarken tek legal bir IP adresi kullanırlar. İşte iç ağdaki adreslerin dış ağ adresine tercümesi olayına NAT denir. Bu özelliğin faydası, bilgisayar korsanları sizin lokal IP adresinizi bilemezler dolayısıyla saldıracakları zaman sizin dış dünyaya açılan kapınız olan routerın IP adresine saldırırlar. Bu durumda saldırılar entegre güvenlik duvarlı modeminiz tarafından karşılanır ve size intikal etmezler. Bir örnek verirsek, sizin iç ağdaki IP adresiniz 192.168.1.4 olsun. Dışarıya açılırken bu IP adresi servis sağlayıcınız tarafından verilen IP adresiyle Ör:81.244.23.233 değiştirilir.
_______________________________________
Hazırlayan: Mert Deva (mertdeva.com)
Her hakkı saklıdır.
© Copyright 2004