Giriş yapmadınız.

Sayın ziyaretçi, AllaTurkaa sitesine hoş geldiniz. Eğer buraya ilk ziyaretiniz ise lütfen yardım bölümünü okuyunuz. Böylece bu sitenin nasıl çalıştığı konusunda ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz. Eğer sitenin tüm olanaklarından faydalanmak istiyorsanız, kayıt yaptırmayı düşünmelisiniz. Bunun için kayıt formunu kullanabilir ya da bu bağlantıya giderek kayıt işlemi hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz. Eğer önceden kayıt yaptırdıysanız buradan giriş yapabilirsiniz.

öykü

Orta Düzey

  • Konuyu başlatan "öykü"

Mesajlar: 193

Kayıt tarihi: Jul 14th 2007

Konum: sinop

  • Özel mesaj gönder

1

Tuesday, 28.10.2008, 21:02

Hüseyin Üzmez tahliye edildi



14 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla tutuklu yargılanan 76 yaşındaki Vakit gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez, tahliye edildi. Cezaevi çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Üzmez cezaevinde "Hacdaki gibi" yaşadığını söyledi. 12İlgili Haberler

Hüseyin Üzmez davasında sürpriz gelişme
Vakit yazarının tahliye istemine ret
Bursa'nın Mudanya ilçesinde 26 Nisan'da düzenlenen operasyon kapsamında "çocuğun cinsel istismarı" suçundan Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde tutuklu yargılanan Yazar Hüseyin Üzmez ve 14 yaşındaki mağdure B.Ç.'nin annesi olan Livaze Ç.'nin tahliye edilmeleri kararlaştırıldı.

Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın bugünkü duruşmasında, İstanbul Adli Tıp Kurumu'nca hazırlanan B.Ç.'nin "beden ve ruh sağlığının bozulmadığı" yönündeki rapor doğrultusunda iki sanığın tutukluluk halinin kaldırılmasına karar veren mahkeme heyeti, Üzmez hakkında yurtdışına çıkış yasağı koydu.

Tutuklu sanıklar Üzmez ve Livaze Ç. ile Üzmez'in üç avukatının hazır bulunduğu duruşmada, Üzmez'in eşi Ayşe Üzmez ile akrabası olduğu bildirilen Şerif Aykız ve Mudanya'daki komşusu Ali Ersoy tanık olarak dinlendi.

Ayşe Üzmez'in "suçla ilgili bilgim yok. B.Ç.'nin teyzesiyle de görüştüm. O da bana böyle bir suçun olmadığını söyledi. Başka bilgim yok" derken, diğer tanıklar da olayla ilgili bilgilerinin olmadığını söyledi.

Üzmez'in avukatları ise Bursa Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesindeki bir yurda yerleştirilen ilköğretim 8. sınıf öğrencisi B.Ç. için İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan gönderilen raporda "çocuğun beden ve ruh sağlığının bozulmadığı"nın anlaşıldığını belirterek müvekkillerinin tahliye edilmesini istedi.

Livaze Ç. ise "Okula giden çocuklarım var. Evime gitmek istiyorum" diyerek tahliye edilmesini talep etti.

Mahkeme heyeti, İstanbul Adli Tıp Kurumu'nca hazırlanan ve mahkemeye dün ulaşan "B.Ç.'nin beden ve ruh sağlığının bozulmadığına oy birliği karar verilmiştir" ibaresinin yer aldığı rapor doğrultusunda "suç vasfının değiştiğini" dikkate alarak sanıkların tahliye taleplerini kabul etti.

Üzmez hakkında "yurtdışına çıkış yasağı" koyan mahkeme heyeti, 1994 yılında İnegöl Devlet Hastanesi'nde dünyaya geldiği bildirilen mağdure B.Ç.'nin doğumuyla ilgili kayıtların bulunaması nedeniyle, B.Ç.'nin tam teşekküllü bir hastanede kemik ölçümü yapılarak gerçek yaşının tespit edilmesine de karar verdi.

Üzmez, tahliye kararı üzerine mahkeme heyeti başkanı Kadir Ünal'a hitaben, "Allah sizden razı olsun. Adaletin yerini bulacağına inanıyorum. Şöhretli bir insanım, bunun cezasını çekiyorum" dedi.

Üzmez'in avukatı konuştu

Yazar Hüseyin Üzmez'in avukatı Bülent Demir, "İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan gelen rapor cinsel istismarın vuku bulmadığını göstermiştir. Dolayısıyla suç vasfı değişmiştir" dedi.

Demir, medyada, "mağdure ile ilgili Uludağ Üniversitesi'nden verilen "bakire raporu"ndan, inanılmaz bir saptırmayla, tecavüz sonucu çıkarıldığını" savundu.

"Bunu, sağduyulu vatandaşlarımıza inanılmaz bir saptırmayla ifade eden kişileri kınıyoruz" diyen Demir, İstanbul Adli Tıp Kurumu ve Uludağ Üniversitesi'nden gelen raporların müvekkillerinin lehine olduğunu" ifade etti.

Demir, "Avukatları olarak haklılığımızı başından beri kamuoyunla paylaşmak istiyor ve kamuoyunun da Hüseyin Beyin baştan itibaren yanında bulunmasını, özellikle muhafazakar kesimin Hüseyin Beye olan hüsnüzanlığının ve tüm muhafazakar insanların inanç onurlarıyla oynanmaması gerektiğinin bir kez daha altını çiziyoruz.İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan gelen rapor, dava konusu cinsel istismarın vuku bulmadığını göstermiştir. Dolayısıyla suç vasfı değişmiştir. Suç, müvekkilimizin yargılandığı Türk Ceza Kanunu'nun 103'ncü maddesinin (ÇocuklarınCinsel İstismarı) 6. fıkrası (Suçun sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması halinde, 15 yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükm olunması) kapsamından çıkmıştır" dedi.

Hüseyin Üzmez gazetecilerin sorularını yanıtladı

Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesince "çocuğun cinsel istismarı" suçundan yargılandığı davada tahliye edilmesi kararlaştırılan Yazar Hüseyin Üzmez, tutuklu bulunduğu Bursa E Tipi Cezaevinden çıktı. Elinde çantalarla cezaevinden çıkan Üzmez, burada gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Üzmez, cezaevinde "Hacdaki gibi" yaşadığını ifade ederek, "Çok rahat bir yer, herkes görevini yapıyor. Sizinkiler diyorlardı ki; 'tek kişilik hücreye konmuş', öyle bir şey yok. Bütün arkadaşlar beni seviyor, ben de onları seviyorum" dedi.

Üzmez, çalıştığı gazeteden özür dileyecek bir konumda olmadığını belirterek, "Gazetem bir tanedir. Sizin hepinizle başa çıkıyor, daha ne istiyorsunuz! Kırgın olduğum kimse yok. Ben Allah'a inanan bir insanım. İnsanı sevmeyen, Allah'ı sevemez. Benim düşmanım yok, benim düşmanım Amerikancılar, bunu bana yapmış olan dinsizler, din düşmanları ve kapitalistlerdir" diye konuştu.

14 yaşındaki mağdure B.Ç'nin annesi olan Livaze Ç'nin babası Arif'in, 20 yıl yanında çalıştığını ve namazında niyazında, dünyanın en dürüst adamı olduğunu belirten Üzmez, o zamandan beri bu aileyle tanışıklığı bulunduğunu ve kendilerine yardım edip, zekat verdiğini savundu.

Üzmez, hakkındaki iddiaların doğru olması durumunda tahliye edilmeyeceğini ifade ederek, "Cezaevi, benim için tam bir medrese oldu. Ben, sadece Rabbime hesap veririm kimseye hesap vermem" görüşünü dile getirdi.

Hüseyin Üzmez, şöyle konuştu: "Demek ki takdiri ilahi buymuş. Aileden şikayetçi olmayacağım, onlara karşı herhangi bir kırgınlığım yok. Aileyle aynı şekil ve samimiyette görüşmeye devam edeceğim. Benim düşmanım şeytan, benim düşmanım nefsim. En çok kendi nefsime ve şeytana kırgınım. Kime kırgın olayım?"

Dava sonunda beraat edeceğini ileri süren Üzmez, adalete güvendiğini söyledi.

"Cumhuriyet Bayramında hep 'Dağ başını duman almış' söylenirdi. Ben de yarın bağıra bağıra iftiharla Milli Marşımızı söyleyeceğim" diyen Üzmez, daha sonra eşi Ayşe Üzmez'in kullandığı otomobile binerek cezaevinden ayrıldı.

öykü

Orta Düzey

  • Konuyu başlatan "öykü"

Mesajlar: 193

Kayıt tarihi: Jul 14th 2007

Konum: sinop

  • Özel mesaj gönder

2

Tuesday, 28.10.2008, 21:19

burası türkiye, cocuk hakları, insan hakları, yasam işte haklarla haksızlıkların güresip durdugu bi ülke.
önce ALLAH sonra ilahi adalet hak yerini bulurda, inkarı imkansız büyük balık kücük balıgı yer. bu onun haklı degil, güclü oldugunu gösterir.

  • "Masum Masum" bir kadın

Mesajlar: 13,379

Kayıt tarihi: Jan 31st 2008

Konum: AllaTurkaa

  • 1366852
  • Özel mesaj gönder

3

Tuesday, 28.10.2008, 21:41

öykü, eline saglik,
paylasim icin tesekkurler..

JoFieL

Profesyonel

  • "JoFieL" bir erkek

Mesajlar: 747

Kayıt tarihi: Aug 19th 2007

Konum: GaziAntep

  • Özel mesaj gönder

4

Tuesday, 28.10.2008, 22:00

PayLaşımın İçin :thx:

öykü

Orta Düzey

  • Konuyu başlatan "öykü"

Mesajlar: 193

Kayıt tarihi: Jul 14th 2007

Konum: sinop

  • Özel mesaj gönder

5

Monday, 3.11.2008, 14:03



ÜZMEZ'İ AKLAYANLAR HESAP VERECEK





Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Hüseyin Üzmez'in tahliyesine neden olan raporu hazırlayan İstanbul Adli Tıp Kurumu görevlileri hakkında inceleme başlatıldığını açıkladı.



Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Hüseyin Üzmez'in tahliyesine neden olan raporu hazırlayan İstanbul Adli Tıp Kurumu görevlileri hakkında inceleme başlatıldığını açıkladı.
Bakan Şahin, Hakimevi'nde düzenlenen "Uluslararası Denetimli Serbestlik

Hizmetlerinde Seçenek Yaptırımlar" konferansına gelişinde, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Şahin, bir soru üzerine Hüseyin Üzmez'in tahliyesine neden olan Adli Tıp raporunu veren görevlilerle ilgili Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün inceleme başlattığını söyleyerek, "İnceleme için benim onayım gerekmiyor. Ceza İşleri Genel Müdürlüğümüzün onayı ile böyle bir inceleme başlatıldı. Basında çıkan bir takım iddialar var. Bu iddiaların araştırılması için inceleme yapılıyor" dedi.


Şahin, "Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, çok sert tepki gösterdi. SHÇEK de konunun takipçisi olacağını söyledi. Adalet Bakanlığı olarak siz de bu konunun takipçisi olacak mısınız" şeklindeki soru üzerine, "Nimet Çubukçu Hanım, bir kız çocuğunun cinsel istismara uğraması nedeniyle görülmekte olan davada verilen rapor ve bunun sonucu sanığın serbest bırakılması karşısında haklı bir tepki göstermiştir. Kendisini anlayışla karşılıyorum." diye konuştu. Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı'nın, görülmekte olan davada aynı zamanda müdahil olduğunu ifade eden Şahin, şöyle konuştu:

"Tabi ki haklarını kullanacaklardır. Bu bir yargı sürecidir. Tutuklayan yargıdır, tahliye eden yargıdır. Yargı organlarına ve yargıçlarımıza 'Neden tutukladın, niye serbest bıraktın' diye bir soru soramam Adalet Bakanı olarak. Çünkü yargı bağımsızdır. Yargıç güvencesi bilindiği gibi hukukumuzun temel ilkelerindendir. Eğer biz bir hukuka aykırılık görürsek, teftiş kurulu kanalıyla bunu inceletir veya soruştururuz. Ancak kamuoyunun gündeminde bu kadar yer almış olması ve kamuoyunun vicdanını rahatsız etmesini ben anlayışla karşılıyorum. Zannediyorum bir kız çocuğumuza cinsel istismarda bulunulması, bu nedenle görülen davanın kamuoyu vicdanında açtığı yaradan ziyade, sanık durumundaki kişinin ulu orta konuşarak mütedeyyin insanları rahatsız edici açıklamaları. O nedenle televizyonlarınızın bu kişiyi programlara çıkarmak gibi bir zorunluluğu var mı? Müslümanlık adına muazzez dinimizi ve buna inananları rencide eden, bu cümleleri sarf eden bu kişiyi kamuoyu önüne çıkartmakta isabet görmüyorum."