Bu gece ne bir yıldız, ne ay var yaşlı gecede
Nasıl olsa kıramazlar filizlerini
Mutluluk pınarından kaynaklanan sevgimizin
Çabuk gelir geçer yaz yağmurları
Bu gece ne bir yıldız ne ay var yaslı gecede
Yine de hüzne yer yok yüreğimizde
Bu başlığı seviyorum ben ya... Bir evin bahçesi, apartmanın teras katı olur ya... Burasını da forumun yeşil alanı, en havadar mekanı bence. Gönül abla özellikle senin paylaşımlarını ve bu başlıkta ki her satırı büyük ilgiyle takip ediyorum. Paylaşan ellerinize sağlık.
Eğer hala KIZIYORSAN, kendin ile olan kavgan bitmemiş demektir.
Eğer hala KIRILIYORSAN, gönül evinin tuğlaları pekişmemiş demektir.
Eğer hala KINIYORSAN, düşüncelerin yeterince berraklaşmamış demektir.
Eğer hala KARŞILIKSIZ SEVMİYOR ve SEVGİNDE AYRIM YAPIYORSAN,
Hala akıl ve mantığını kullanıyor içindeki sevginin boyutlanmasına engel oluyorsun demektir.
Eğer hala " BEN " demekten vazgeçmiyorsan, dizginlerin hala nefsinin elinde ve sen bu esarete boyun eğiyorsun demektir.
VE EĞER HALA " ŞİKAYET " EDİYORSAN, HAKİKATİ GÖREMİYORSUN DEMEKTİR!
''Sevdin mi beni diye sordun ya..
Geceleri kendimden çok sana dua edecek kadar sevdim seni..
Sesini duymadan güne başlamayacak kadar..
Hiç ağlama şimdi.. İkimizin yerine yeterince ağladım ben..
Zorlama kendini, yaş gelecek kadar yürekli değil gözlerin senin.
Hiçte sevmedin..Nerden biliyorsun diye sorma..
Gitmelerinden belli değil mi..?''
Olur, aramam seni ve kimseyi
Anıları pas tadında bırakırım
Konuşacak ne kaldıysa kalsın
Susmaktır birşeylere saygılı kılan
Ayrılık da bir olanaktır bilirsin
İnce bir sis, bir hüzün örtüsü
Dumanlı bir ıslık yakışır şimdi
Dudaklarıma, bırakıp giderim
Söz / de sararır biterken bir aşk
Kediye iyi bak çiçekleri sula
Diyorsam da aldırma sözlerime
Alışkanlık işte başka birşey değil
Söz / de sararır biterken bir aşk
Türküler bitti
Halaylar durdu
Horonlar durdu
Al damar, mor damar, şah damar sustu
Bahçeler put kesildi birer birer
Meyveler salkım sacak taş
Bir bulut uçardı
Başı boş bedava
Yandı kül oldu.
Hüzün geldi baş köşeye kuruldu
Yoruldu yüreğim yoruldu
Ağaç büyür arkasında koşamam
Kervan yürür peşi sıra düşemem
Yıldız akar uçsam da yetişemem.
Hüzün geldi baş köşeye kuruldu
Yoruldu yüreğim yoruldu.
Kılıçtan keskin oldu dilimiz.
Bir klavyenin ucunda kayboldu herşeyimiz.
Güzel yazmak da elimizde oysa çirkin yazmak da.
Siz güzeli tercih edin,
Karşınızdakinin ibresi çirkinliğe kaysa da...!
(B.Gökçe)