İnsanoğlu yaşamı boyunca göğüslemesi gereken, bitmeyen, tükenmeyen sorunlarla karşılaşır. Hallettiği her sorunu yeni yeni sorunlar izler. Üstesinden geldiği her sorunu takip eden mutluluk, kısa bir süre sonra, yeni bir sorun ile gölgelenir. Ve bu böyle devam eder gider.
Sorunlar, sağlıkla ilgili olanlar yanında, özel yaşamı, aile yaşamını, toplumsal ilişkileri, ekonomik ve mesleki durumları, gerçekleşmeyen istekleri, beklenmeyen sürpriz olayları, yenilgileri, pişmanlıkları, karamsarlıkları ilgilendiren ve diğer çeşit çeşit olgu ve olayları kapsar.
Hayat bir sınavdır sözü, pekte yanlış bir ifade değil. Ayrıca, hiç bitmeyen, sonu gelmeyen sınavlar dizisi.
Kalp atışları misali, ömür boyu, mutluluklar ve mutsuzluklar, muntazaman birbirlerini izlerler.
İnsanoğlunun yaşamı niçin böyle, devamlı kazanılması gereken bir müsabaka, başarılması gereken sınavlar dizisidir? Niçin Âdem ile Havva’nın cenneti gibi bir ortamda yaşanılmıyor? İnsanın bu maceralı yaşamının bir anlamı olmalı! Hayat, yalnız, yaşamak, mutlu olmak ve geriye yeni nesiller bırakıp yok olmak mı? Asırlardır süregelen ve birbirlerini izleyen bu nesiller silsilesi.
Yaşam serüveninde insanoğlunun en etkin silahı düşünme gücüdür. Ve bu insanın en asil, en güzel tarafıdır. Diğer canlılar güçlü içgüdü ve refleks özellikleriyle mücehhezdirler, düşünmeye ihtiyaçları yoktur. İnsan ise yaratıcılığını, mutluluğunu düşünme yeteneğine borçludur.. Yaşamında tüm zorlukları, engelleri bu yeteneği sayesinde aşar. Aklı onu mutluluğa veya mutsuzluğa götüren tek araçtır. Yaşam sınavlarındaki kılavuzudur.
Akıl, aynı zamanda, devamlı sorgulayan, daha fazla, daha sarih, daha derin anlamaya yönelen bir düşünce makinesidir. “Artık yeter” deyip durmak bilmez. Devamlı olarak, daha çok düşünmek, daha çok anlamak ister. Her soruna bir izah, bir cevap bulmak ister. ” The initially hidden and precluded essence of the universe has no strength to resist the courage of knowledge” ( Hegel) , ‘Evrenin saklı ve sır olan esası, bilincin cesaretine ve gücüne direnemez’
Bilinmeyen, anlamı meçhul bir olgu veya olayın farkına varılınca, o şey gizemli olmaktan çıkar. Sebebi ve tabiatı bilinmeyen olgu ve olaylar insan indinde endişe, korku, rahatsızlık yaratır. Sorunu fark etmek teşhis etmek, anlamak onu tehditkâr ve korkutucu olmaktan çıkarır. Olgu ve olaylar çok üzücü, çok acı dahi olsa, aydınlatıldığında, insana bir rahatlama sağlar. Eski Yunanda buna “Catharsis”, yani temizlenme, ferahlama denilir. Sorunlar gizli kaldıkça, insan huzursuzdur, endişeli ve mutsuzdur.
Yaşam sınavlarında başarılı olmanın ödülü aydınlık, şeffaf, kapsamlı bir farkındalık kazanabilmektir. Geniş ve sarih görebilme, anlayabilme yeteneğine sahip olabilmektir.
İnsan aklı, tüm kâinatta, en değerli, en anlamlı, en güzel oluşumdur. Hatta belki de kâinatın varoluş amacı insan aklını yaratmaktır. Fransız düşünürü Pascal’ın şu ifadesi bu hususu çok güzel anlatıyor.
“Düşünen Saz ( Kamış):
İnsan, su kenarlarında yetişen bir saz gibidir. Doğanın en nazik varlıklarındandır. Fakat o, aynı zamanda düşünen bir sazdır. Tüm evrenin onu yok etmesi için davranmasına lüzum yoktur. Bir su damlası, bir buhar onu öldürmeye yeter. Fakat evrensel güç onu öldürse bile, gene de o, kendisini ezen o güçten daha asil, daha üstündür. Zira o, öldürüldüğünün farkında olacak fakat onu ezen güç yaptığından bihaber kalacaktır.”
ALINTIDIR.
Yaşam bir sınav malesef günümüzde toplumu düsünen soran sorguluyan insanların rahatsız ettigi bir sınav.
kültürel faklılıkların cakısmaların yasam bakıslarının cakıstıgı noktalarda hazmedemenin camur atmanın.incitmek icin saldırıların yasamdıgı bi sınav. kafanı dik tutup inandıgının arkasında durman gereken ve illaki gececeni. ve iyininde kötününde hesabının verilecegi ayak yada agız oyunlarının sökmüyecegi bi yer var.
iyki ALLAH var onun adalet terazisin herkese esit isliyeceni bilmenin güzelligi var. nefsinin hırsının kibrinin etkisinde kendini bir sey zannedenler var.
deccalın hikayesini bilirmisiniz önce islam icin mücadele edecek sonra kendini ilah ilan edecektir.
yada firavunun hikayesindede böyledir.islam aklın öneminin üstünde o kadar durmusturki.imanın tercihini bile özgür bırakıp aklınla bul demistir.
yoksa varlını hisettirecek güctedir yaradan istemiski arayıp bulunsun.islam ruha atılan bi cila gibidir, onu parlaklını bir insanda görmemek imkansızdır.bu karekter yansıyan bi nurani parlaktırki.insanı kendine hayran bırakır.bir ayete o nasıl namazdırki seni kötülükten alıkoymuyor. diye ibadetlerimizi yaptıklarımızı bile sorgulamamız emredilmiş.
demekki kisilikte eksikler bariz göz önündede yasamda yol olamıyorsak imanda ve islamda ney eksik bir sorgulamız lazım.aynası istir kisinin lafa bakılmaz.düsünüyor. düsündünü ifade edip konusabiliyor. konustunu yasıyorsan bir celişki yoksa insan adamdır.
pek cok insan düsünmeyip ezberledikleriyle konusup.konustukklarını savunduklarını yasama geciremeyip.orda kalıyor.tabi bunu sanalda takip etmek imkansız.ama ALLAH fırsat veriyor insana illaki gercek yüzünü görüyorsun. yeterki bakmayı bil. ben ne insanlar gördüm üstündeelbise yok. ne elbiseler gördüm icinde adam yok.lafını cok severim.insan olmak adam olmak degildir. adammıs gibi ortada dolasmakta.adamlık degildir.asalet ruhtaki meziyetlerle beslenir asalet insanın ışıldadıgı yerdir.eseek altın semerde vursan cöplük görünce yuvarlanır.ne kalas klaslar gördüm ben önemli olan bunu ayırabilmekte.