Giriş yapmadınız.

TurkEce/GnL

[Forum Ablası]

  • "TurkEce/GnL" bir kadın

Mesajlar: 47,557

Kayıt tarihi: Sep 16th 2010

Konum: TC İstanbul/allaturkaa

  • Özel mesaj gönder

121

Friday, 6.04.2012, 22:13

Evet fırtınam bizim gibi bir insan ama biraz fark var mesleği gereği aldığı eğitim nedeniyle el daha yatkın ve profosyenel (Mak.Müh) ;)

122

Friday, 6.04.2012, 22:32

hımmm süperlik ordan geliyor demek,bir an acaba gökten indi felan dedim.Ölesine muhteşemki çalışmalar bazılarında yok yaaaaaaaa olmazzzzzz dedim.bölesine süper çalışmaları benim ömrüm vefa etmez yapmak için::))
Ellerine sağlık Boran55 in ders verici ve örnek teşkil edici çalışmalar yaptığı için tşk ederim burdan ...

TurkEce/GnL

[Forum Ablası]

  • "TurkEce/GnL" bir kadın

Mesajlar: 47,557

Kayıt tarihi: Sep 16th 2010

Konum: TC İstanbul/allaturkaa

  • Özel mesaj gönder

123

Friday, 6.04.2012, 22:36

Uzun süredir askerlik falan uzak kaldı siteden, dönünce yorumlarıyla bile yeter çokta mütevazi fevkin üstünde bir insandır ;)

124

Saturday, 7.04.2012, 00:02

yeni çalışmalarını Boran55 in merakla beklicem ..
hergün bilgi tazelemek amaçlı çalışmalarına bakıcam,hayalgücünün sınırlarını zorlayan çalışmalar çünki..
deeeeeeeeeeeeeeeee
Darkı kim çalıştı neden imzasını atmamış ya,bende hep darkta yayın yaparım,şu an bile darktayım,baktıkça neden böyle dizayn etmiş ,diyorum,kimdi diyorum.üüüüüüffffffffffffffffffff kafaya takılana bahh ________________________ çizdim oynamıyorum...::))

Relax..

Orta Düzey

  • "Relax.." bir kadın

Mesajlar: 254

Kayıt tarihi: Apr 18th 2012

  • Özel mesaj gönder

125

Friday, 11.05.2012, 12:27




Her xp kullanıcısı, bilgisayarını ilk kez açtığında bu fotoğraf çıkar. Peki ama neresidir burası?


Bu fotoğrafı çeken Amerikalı fotoğrafçı Charles O'rear'dır. Charles bu
fotoğrafı 1978 yılında Napa Country'de çekmiş, fotoğrafın adını bliss
koymuş ve aynı yıl bu fotoğraf National Geographic'de yayınlanmıştır.
Sonra Bill Gates bu fotoğrafı görmüş, Charles'le oldukça yüksek bir
fiyatla anlaşmıştır.

TurkEce/GnL

[Forum Ablası]

  • "TurkEce/GnL" bir kadın

Mesajlar: 47,557

Kayıt tarihi: Sep 16th 2010

Konum: TC İstanbul/allaturkaa

  • Özel mesaj gönder

126

Sunday, 24.06.2012, 22:43


DÜNYANIN EN UZUN KÖPRÜSÜ...Donghai Bridge , Çin (Uzunluğu: 32,5 km)

  • ".CANKIZ*." bir kadın

Mesajlar: 9,281

Kayıt tarihi: Oct 15th 2011

  • Özel mesaj gönder

127

Friday, 27.07.2012, 18:56





Keops piramidi

Kahire'de bulunan " Keops piramidi " nin 12 ton
ağırlığında iki buçuk milyon bloktan oluştuğunu, günde on blok yerleştirilmesi halinde yapımının 664 yıl süreceğini, Piramidin üstünden geçen meridyenin karaları ve denizleri tam eşit iki parçaya böldüğünü ve piramidin dünyanın ağırlık merkezinin tam ortasında
bulunduğunu, Yüksekliğinin (164 mt) bir milyarla çarpımının güneşle dünyamız arasındaki uza...klığını verdiğini, Taban alanının, yüksekliğinin iki katına bölünmesinin pi sayısını verdiğini, Piramitlerin içerisinde "ultrasound", radar,sonar gibi cihazların çalışmadığını,
Kirletilmiş suyun bir kaç gün piramidin içinde bırakıldığında arıtılmış olarak bulunduğunu, Piramidin içerisinde sütün birkaç gün süreyle taze kaldığını ve sonunda bozulmadan
yoğurt haline geldiğini, Bitkilerin piramit içerisinde daha hızlı büyüdüklerini, çöp bidonu içindeki yemek artıklarının
hiç koku yaymadan mumyalaştığını,Kesik, yanık, sıyrık ve yaraların piramidin içinde daha çabuk iyileştiğini,
Piramidin içinin yazın soğuk, kışın sıcak olduğunu,
Piramit kimin adına yapıldıysa onun bulunduğu odaya yılda 2 kez güneş girdiğini ve bu günlerin doğduğu ve tahta çıktığı günler olduğunu, biliyor muydunuz?
'' Söz Vardır Asalet Dolu , Söz Vardır Rezillik Diz Boyu...''

  • ".CANKIZ*." bir kadın

Mesajlar: 9,281

Kayıt tarihi: Oct 15th 2011

  • Özel mesaj gönder

128

Friday, 27.07.2012, 19:03

'' Söz Vardır Asalet Dolu , Söz Vardır Rezillik Diz Boyu...''

  • ".CANKIZ*." bir kadın

Mesajlar: 9,281

Kayıt tarihi: Oct 15th 2011

  • Özel mesaj gönder

129

Friday, 27.07.2012, 19:06




Brezilya ve Venezuela arasında bulunan Roraima Dağı, dünyanın en gizemli yerlerinden birisi olarak kabul ediliyor. Amazon ormanlarının ortasından fırlayan ve bulutların üzerine çıkan 2 bin 770 metre yüksekliğindeki Roraima Dağı, bilimadamları tarafından 'kayıp dünya' olarak adlandırılıyor.
'' Söz Vardır Asalet Dolu , Söz Vardır Rezillik Diz Boyu...''

  • ".CANKIZ*." bir kadın

Mesajlar: 9,281

Kayıt tarihi: Oct 15th 2011

  • Özel mesaj gönder

130

Friday, 27.07.2012, 19:11




- Ahtapot'un Müthiş Annelik Duygusu -

Ahtapot anneliği hiçbir canlının anneliğine benzemez.Dişi Ahtapot çiftleşmeden sonra bir oyuk bularak oraya yerleşir.Yumurtlamaya başlar ve yumurtlama işlemi bittikten sonra kuluçkaya yatar.Her ne pahasına olursa olsun yuvasını terk etmez yavrular yumurtadan çıkmadan açlığa dayanamazsa birkaç kolunu yer ve bu şekilde tüm yavrular yumurtadan çıkıncaya kadar hayatta kalır ve yumurtaları korur.Ancak uzun süren kuluçka dönemi onu aç ve bitkin bırakır tüm yavrular yumurtadan çıkınca oda yuvasında can verir.


- Bu yüzdendir ki hiçbir dişi ahtapot yavrularının büyüdüğünü göremez.
'' Söz Vardır Asalet Dolu , Söz Vardır Rezillik Diz Boyu...''

  • ".CANKIZ*." bir kadın

Mesajlar: 9,281

Kayıt tarihi: Oct 15th 2011

  • Özel mesaj gönder

131

Friday, 27.07.2012, 19:13



ÖZGÜRLÜK HEYKELİ'NİN HİKAYESİ

93 metre yüksekliğindeki Özgürlük Anıtı ilk olarak 1860’larda, ilk olarak Osmanlı İmparatorluğu yönetimindeki Mısır'ın Hıdiv'i Said Paşa'nın Süveyş Kanalı inşası için imzaladığı antlaşmanın gereği olarak Süveyş Kanalı'ndaki Port Said Limanı'nın girişine konulmak üzere planlanmıştır. Ancak dönemin Osmanlı Sultanı Abdülaziz tarafından peşinatı ödendiği halde dikilen heykelden ötürü yerel huzursuzluk çıkacağı endişesiyle, Kavalalı soyundan Hidiv İsmail Paşa planlanan yere inşasını istememiştir.

Fransız bir heykeltraş olan Frederic Auguste Bartholdi'ye ısmarlanan bu heykel, bakır ve çelikten yapılarak tamamlanmış, fakat daha sonra Mısır’a dikilmesinden vazgeçilmesiyle Paris’te bir depoya kaldırılmıştır. Tasarlanan bu ilk heykel Kızıldeniz ile Akdeniz’in birleştiği yere koyulacak firavunlar zamanının giysilerine bürünmüş bir kadın şeklindeymiş ve elinde 'Asya'nın ışığının Mısır'dan geldiğini' sembolize eden bir meşale tutuyormuş. Bu olaydan 20 yıl sonra 1885’te Fransa hükümeti ABD ile olan iyi ilişkilerinin bir göstergesi olarak büyük bir heykel yaptırmak istediğinde yine aynı heykeltraşın kapısı çalınmış. Hazır durumda olan heykel depodan çıkarılmış, heykeltraş Bartholdi ve Gustave Eiffel (Eyfel kulesinin mühendisi) birlikte çalışarak bazı değişikliklerle heykeli yenilemişlerdir ve heykel New York sahilinde Liberty Adasına yerleştirilmiştir.

Özgürlük Heykeli, ABD'nin New York şehrindeki Liberty (Özgürlük) adası üzerinde, inşa edildiği 1886 yılından bu yana Amerika'nın simgesi olan anıtsal heykeli ve gözlem kulesidir. Dünyanın en tanınan abidelerinden biridir.

Bakırdan yapılan Özgürlük Heykeli, Fransa tarafından kuruluşunun 100. yılı nedeniyle ABD'ye hediye edilmiştir,1884-1886 yılları arasında inşa edilmiştir.ABD'nin New York şehrindeki Özgürlük Adası'nda yer alır.

Heykel, sağ elinde bir meşale, sol elinde ise bir tablet tutar. Tabletin üstünde 4 Temmuz 1776 tarihi (Bağımsızlık Bildirgesi'nin tarihi) yazılıdır. Heykelin başındaki taç'ın 7 sivri ucu 7 kıtayı veya 7 denizi simgeler. Heykelin yüksekliği 46 m, kaidesi ile beraber 93 m'dir. Ziyaretçiler heykelin içinden meşaleye kadar 168 basamaklı bir merdivenden çıkabilirler. Heykelin meşale tutan sağ elinin yüksekliği 13 metredir. Meşalenin etrafındaki dehlizde 15 kişi bir arada dolaşabilir. Heykelin başının genişliği 2 metre, yüksekliği ise tacı ile birlikte 5 metredir.
'' Söz Vardır Asalet Dolu , Söz Vardır Rezillik Diz Boyu...''

  • ".CANKIZ*." bir kadın

Mesajlar: 9,281

Kayıt tarihi: Oct 15th 2011

  • Özel mesaj gönder

132

Friday, 27.07.2012, 19:16

'' Söz Vardır Asalet Dolu , Söz Vardır Rezillik Diz Boyu...''

  • ".CANKIZ*." bir kadın

Mesajlar: 9,281

Kayıt tarihi: Oct 15th 2011

  • Özel mesaj gönder

133

Friday, 27.07.2012, 19:18




Parmaklar neden çıtlar ?

Bazı insanlar her iki elinin parmaklarını birbirine geçirerek ve onları gererek ses çıkarırlar. Yani çıtlatırlar da diyebiliyoruz. Çoğumuz buradan gelen sesin kemiklerden geldiğini sanırız, hatta rahatsız oluruz ama nedense bunu yapanlar hallerinden memnun görünürler.
En çok ve kolaylıkla çıtlayan yerler vücudumuzda en çok bulunan sürtünmeli eklem yerleridir. Bu tip eklem yerlerinde, örneğin parmaklarımızda, iki kemiğin birleştiği yerde bir bağlantı kapsülü vardır. Bu kapsülün içinde kemiklerin hareketleri sırasında buraları yağlayan bir Sıvı vardır. Bu Sıvının içinde erimiş halde Oksijen, nitrojen ve Karbondioksit gazları bulunur. Vücudumuzda en kolay çıtlatabileceğimiz eklem yerlerimiz parmaklarımızdır. Parmaklarımız gerilince eklem yerlerimiz düzleşince bu kapsül de gerilir. İçindeki sıvının Basıncı azalır ve Gaz kabarcıkları patlamaya başlar. İşte kulağımıza gelen bu seslerdir. Patlayan kabarcıklar neticesinde Gazlar bu sıvıyı terk eder, sıvı daha da genleşir ve eklem yerlerinin hareket kabiliyetini artırır.
Aynı parmağınızı arka arkaya çıtlatamazsınız. Bir süre beklemeniz gerekir, çünkü gaz kabarcıklarının sıvı içerisinde tekrar oluşması biraz zaman alır.
'' Söz Vardır Asalet Dolu , Söz Vardır Rezillik Diz Boyu...''

  • ".CANKIZ*." bir kadın

Mesajlar: 9,281

Kayıt tarihi: Oct 15th 2011

  • Özel mesaj gönder

134

Friday, 27.07.2012, 19:24



KARINCA : Karıncanın bacağında tarak vardır. Sık kıllardan meydana gelen tarakla antenlerini temizler. Kursaklarında besin taşır. Aç bir arkadaşı ile karşılaştığında kursağını arkadaşına dayar ve besler. Bu olaya trofalazi denir. Dadı karıncalar kraliçe tarafından kendilerine teslim edilen larvaları havalandırır, bakar Gençler çalışır,yaşlılar hoşgörü ile karşılanır. Karıncalarda soğuk havada kullanmak üzere % 10 gliserol vardır.
'' Söz Vardır Asalet Dolu , Söz Vardır Rezillik Diz Boyu...''

  • ".CANKIZ*." bir kadın

Mesajlar: 9,281

Kayıt tarihi: Oct 15th 2011

  • Özel mesaj gönder

135

Friday, 27.07.2012, 19:27




Kartal, kuş türleri içinde en uzun yaşayanlardandır.
70 yıla kadar yaşayan kartallar vardır.
Ancak bu yaşa ulaşmak için, 40 yaşındayken çok ciddi ve zor bir karar vermek zorundadır.
Kartalın yaşı 40`a vardığında pençeleri sertleşir, esnekliğini yitirir ve bu nedenle de beslenmesini sağladığı avlarını kavrayıp tutamaz duruma gelir.
Gagası uzar ve göğsüne doğru kıvrılır.
Kanatları yaşlanır ve ağırlaşır.
Tüyleri kartlaşır ve kalınlaşır.
Artık kartalın uçması iyice zorlaşmıştır.
Dolayısıyla kartal burada iki seçimden birini yapmak zorundadır:
- Ya ölümü seçecektir,
- Ya da yeniden doğuşun acılı ve zorlu sürecini göğüsleyecektir.

Bu yeniden doğuş süreci 150 gün kadar sürecektir.
Bu yönde karar verirse kartal bir dağın tepesine uçar.
Uygun bir yer bulduktan sonra kartal gagasını sert bir şekilde kayaya vurmaya başlar. En sonunda kartalın gagası yerinden sökülür ve düşer. Kartal bir süre yeni gagasının çıkmasını bekler. Gagası çıktıktan sonra bu yeni gaga ile pençelerini yerinden söker çıkarır. Yeni pençeleri çıkınca kartal bu kez eski kartlaşmış tüylerini yolmaya başlar. 5 ay sonra kartal, kendisine 20 yıl veya daha uzun süreli bir yaşam bağışlayan meşhur yeniden doğuş uçuşunu yapmaya hazır duruma gelir
'' Söz Vardır Asalet Dolu , Söz Vardır Rezillik Diz Boyu...''

  • ".CANKIZ*." bir kadın

Mesajlar: 9,281

Kayıt tarihi: Oct 15th 2011

  • Özel mesaj gönder

136

Friday, 27.07.2012, 19:29



- Zemzem Suyu Hakkında Bilmedikleriniz..! -

1-)Avrupa`da labaratuarlarda yapilan arastirmaya gore Zemzem suyu diger sulara gore cok daha az kükürt tasimaktadir.

2-) Yine ayni arastirmaya gore diger sulara gore cok daha besleyicidir ve cok daha fazla mineral barindirmaktadir.

3-) Kaynagi henuz bulunamamistir. Nereden geldigi su anki teknolojiye gore bile bilinemiyor.
Yakinlarinda hicbir kuyu yok ve denize de 80 km uzaklikta.Bu sartlarda suyunu denizden veya baska bir kuyudan almasi imkansiz.
Nasil oluyor da yillardir suyu bitmiyor,bunu kimse bilmiyor.

4-) Açligini gidermek için içen kisinin açligini, susuzlugunu gidermek için içenin susuzlugunu giderir.

5-) Sadece 1,5 metre derinligindeki ufacik bir kuyudan cikan su,hac mevsimi boyunca milyonlarca hacinin tum su ihtiyacini gostermemektedir.

6-) Dunya Saglik Orgutu (WHO)`nun raporlarina gore Dunya`daki en icilebilir ve saglikli sulardan biri.

7-) Amerika`da yapilan test sonuclarina gore Dunya`da icinde mikroorganizma ve bakteri bulundurmayan TEK su zemzem suyu.

Ayrıca zemzem hiçbir zaman belden aşağı inmez ve anladığınız üzere idrar yoluyla atılmaz yani sadece ter ile vücuttan atılır bunların hepsi bilimsel deneylerle kanıtlanmıştır.
'' Söz Vardır Asalet Dolu , Söz Vardır Rezillik Diz Boyu...''

  • ".CANKIZ*." bir kadın

Mesajlar: 9,281

Kayıt tarihi: Oct 15th 2011

  • Özel mesaj gönder

137

Friday, 27.07.2012, 19:34




Titanik'te 2223 yolcu vardı. Ama aslında gemide 2224 yolcu olması gerekiyordu. Satılan biletin yolcusu Titanik'e binmedi, bilet bir doktor tarafından Avrupa seyahati sırasında alındı
Ancak doktor Fransa'dan başladığı yolculuğunu kötü hava koşulları nedeniyle Southampton limanına kadar sürdüremedi ve gemiyi kaçırdı... Bileti olduğu halde gemiye binemeyen tek yolcu, Türk doktor Besim Ömer Akalın'dı..
'' Söz Vardır Asalet Dolu , Söz Vardır Rezillik Diz Boyu...''

  • ".CANKIZ*." bir kadın

Mesajlar: 9,281

Kayıt tarihi: Oct 15th 2011

  • Özel mesaj gönder

138

Friday, 27.07.2012, 19:42




"Cebeli Tarık" boğazı;Tatlı ve Tuzlu suyun birbirinden ayrıldığı yer!.

RAHMAN SURESİ 19.AYET:
'' (Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiştir; birbirine kavuşuyorlar.''

RAHMAN SURESİ 20.AYET:
''(Fakat) aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar.''

FURKAN SURESİ 53. AYET :
'' Birinin suyu tatlı ve kolay içimli, diğerininki tuzlu ve acı olan iki denizi salıverip aralarına da karışmalarına engel olan bir sınır koyan, ALLAH’tır.
'' Söz Vardır Asalet Dolu , Söz Vardır Rezillik Diz Boyu...''

  • "Nisa Nisa" bir kadın

Mesajlar: 20,947

Kayıt tarihi: Sep 29th 2008

Konum: izmir

  • Özel mesaj gönder

139

Friday, 27.07.2012, 19:49

konulr birleştirilmiştir
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم .

  • ".CANKIZ*." bir kadın

Mesajlar: 9,281

Kayıt tarihi: Oct 15th 2011

  • Özel mesaj gönder

140

Friday, 27.07.2012, 19:53






Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan on yedisine bastığında, iki kişi ...onunla evlenmek ister.

Mihrimah, yani Mihrü Mah, Farsca’da “Güneş ve Ay” anlamına gelir. Kızla evlenmek isteyenlerin biri Diyarbakır Valisi Rüstem Paşa diğeriyse Mimar Sinan’dır.

Padişah kızını Rüstem Paşa’ya verir.

Koca Sinan evlidir, ellisindedir ve de Mihrimah Sultan’a deliler gibi aşıktır!
Gerçi sevdiğine kavuşamamıştır ama, aşkını, olanca güzelliğiyle sanatına yansıtmıştır.

Üsküdar’a, Saray’ın isteğiyle elbet, 1540 yılında Mihrimah Sultan Camii’nin temelini atar ve 1548’de bitirir.

Camiyi yaparken, eserine sanki “etekleri yerleri süpüren bir kadının” dış çizgilerini verir.

Derken, ilk kez padişah fermanı olmaksızın, Edirnekapı’da, pek kimselerin uğramadığı ıssız ama İstanbul’un en yüksek tepelerinden birine, ikinci bir eser yapmaya koyulur Mihrimah Sultan’a.

Cami küçücüktür.

Minaresi otuz sekiz metredir, bir adet incecik kubbesi üzerindeyse yüz 61 pencere, camiin iç güzeliğini aydınlatır.

İçerdeki sarkıtlar ve minare kenarlarındaki işlemeler Mihrimah Sultan’ın topuklarını döven saçlarını anımsatır insana.

İşte, aşka adanmış iki eser.

Şimdi, gidin Edirnekapı ve Üsküdar’daki camileri aynı anda görebileceğiniz bi yer seçin ve 21 Mart’ta, yani geceyle gündüzün eşit olduğu günde seyreyleyin.

Unutmadan, 21 Mart Mihrimah Sultan’ın doğum günüdür.

Göreceğiniz manzaraysa şudur;

Edirnekapı camiinin tek minaresi ardından tepsi gibi kıpkırmızı güneş batarken, Üsküdar’daki camiinin ardından ay doğar!

Mihrü Mah eşittir Güneş ve Ay.
Bu nasıl akıllara ziyan bir hesaplamadır; nasıl bir güzellik anlayışıdır..
'' Söz Vardır Asalet Dolu , Söz Vardır Rezillik Diz Boyu...''

Benzer konular