Uçar gibi hissediyorsan kendini bir boşlukta
Ve
mutluluğa benzemiyorsa bir takım duyguların;
Sen sıkılma, sırtını bana yasla
Bırak aynı renkte kalsın saçların.
Ağzın vazgeçerse gülümsemenin genişliğinden
Ve aniden,
Küçülürse bilmediğim dudakların;
Üşüyormuşçasına sararsa seni kolların
Ya da üşürsen gerçekten
Ve
ağırlaşırsa omuzlarında yaşamak,
Taşıyamayacaklarsa seni dizlerin,
umudu kesmişsen,
Sırtını bana yasla, sen keyfine bak.
Takvimin kimi yapraklarına rastgelince hayat
Gözlerin doluyorsa büyük bir yasla;
Sal gözyaşlarını ağlamak sanma ki kabahat
Ama önce sırtını bana yasla.
Dönüşüyorsa hüzün, ruhunu kaplayan büyük bir boşluğa
Kahkahaların birer baloncuk olup alacaklardır onu senden.
O gülen gözlerin ilham verdikçe bana
Sen de vazgeçme bu güzel bedenden.
Çünkü sen ;
En tepesinde bir ağacın, en tatlı meyve gibisin.
Bil ki nice meyve bahçelerini gizliyor
Derinlikte saklı çekirdeğin.
Ben de
derinlikte saklı duygularımla sesleniyorum sana
Yine de sen bilirsin
Sırtını bana yaslayabilirsin...
Zamansız başlangıçlar,
Erken sevişlerde yitirdim yüreğimin seven yanını oysa kurtarılası tek yanıydı faili meçhul yangınlardan. Taraflığım ondandır bir yanıma küsmüşüm ve bir yarım diğerine…
Gönlüme kurulmuş Cehennem olsan,
En güzel Cennete değişmem seni !!!
Hani birkaç saatlik ömrü olan kelebekler vardır, her sene ışığa doğru uçarak ölüme giderler aşkı en güzel onlar anlatır aslında.Pervane böceğinin mum alevine sevdası gibi.
Gönlüme kurulmuş Cehennem olsan,
En güzel Cennete değişmem seni !!!
Bu mesaj 1 defa düzenlendi, son düzenlemeyi yapan "Meliscanan" (30.09.2012, 14:36)
Beni bu siyah boşluğun içine bırakma,
derin bir zaman istedim senden,
ama
bana onu verme!
Ne kışa ne yaza uygun
kalbim,
çatlat aramızdaki donmuş dili,
yokluğunun sebebini anlatamadım kendime,
yokluğun ne vakittir karlı bir tepe gibi
içimde.
Gönlüme kurulmuş Cehennem olsan,
En güzel Cennete değişmem seni !!!
Koskoca bir bahçede harikulade çiçekler içinde bir papatya..Ve papatya aşık olmuş, yanmış tutuşmuş ak sakallı bahçıvana..Bir ümit bekliyormuş. Yüzlerce çiçeğin arasından onunla, sadece onunla saatlerce ilgilensin.. Buz gibi suyunu sadece ona döksün istiyormus.. Sadece ona değsin makası, sadece ona gülsün dudakları..
Kıskanıyormuş bahçıvanı,kırmızı güllerden,sarı lalelerden,mor menekşelerden..Zambaklardan...Papatya, sadece bahçıvan için açıyormuş, bembeyaz yapraklarını.. Bir gün, aşkı öyle büyümüş ki.. Papatya yapraklarını taşıyamaz olmuş..
Eğilivermiş boynu..Toprağa bakıyormuş artık.. Bahçıvanın sadece sesini duyuyormuş Ayaklarını görüyormuş..Buna da şükür diyormuş.. Yetiyormuş ona, bahçıvanın varlığını hissetmek.. Zaman akıp gidiyormuş..Papatya bahçıvanın yüzünü görmeyeli çok olmuş.. Ne var sanki boynumu kaldırsa Bir kerecik daha görsem yüzünü diyormuş.. Ve işte bir gün.. Bahçıvan papatyaya doğru yaklaşmış..
İncecik bedenini ellerinin arasına almış..Elindeki sopayı, köklerinin yanına, toprağa sokmuş bir iple papatyanın gövdesini bağlayıvermiş sopaya.. Papatya o an daha çok sevmiş bahçıvanı..
Hala göremiyormuş onu, Ama bedeni kurtulmuş.. Uzun bir müddet sonra, bahçıvan uğramaz olmus bahçeye.. Gelen giden yokmuş.. Kahrından ölecekmiş papatya..Ama işte bir sabah... Hortumdan akan suyun sesiyle uyanmış.. Derin bir oh çekmiş.. Çılgıncasına sevdiği bahçıvan geri gelmiş.. Birden, kendisine doğru gelen iki ayak görmüs..
Bu onun delicesine sevdiği bahçıvan değilmiş..Başka birisiymiş.. Adamın elinde bir de makas varmış.. Papatyanın kafasını kaldırmış yukarıya doğru..Ne güzel açmışsın sen öyle demiş.. Bu gencecik, yakışıklı bir delikanlıymış..Gözleri gök mavisi, saçları güneş sarısıymış.. Ama gövden seni taşımıyor demiş. Elindeki makası papatyanın boynuna doğru uzatmış..Ve bir hamlede başını gövdesinden ayırmış..
Papatya yere düşerken hatırlamış sevdigini.. O ak saçlı, ak sakallı, yaşlımı yaşlı bahçıvanı hatırlamış..Bir de o gencecik, yakışıklı delikanlıyı düşünmüş.. Ve o an anlamış, neden o yaşlı bahçıvanı sevdiğini..O her seye rağmen, papatyaya emek vermiş.. Ona hiç bir zaman güzel oldugunu söylememiş, Ama onu aslında hep sevmis.. Papatya anlamış artık..Sevgi, emek istermiş...Yere düstüğünde son bir kez düşünmüş sevdiğini..Teşekkür etmis ona içinden..Son yaprağıda kuruduğunda, Biliyormuş artık..
Gerçek sevginin,söylemeden, yaşamadan, ve asla kavuşmadan varolabileceğini... alıntı
Gönlüme kurulmuş Cehennem olsan,
En güzel Cennete değişmem seni !!!