Kral Dionysios, ARISTIPPOS'a sorar:
"Nedendir acaba, her gün filozoflar hükümdarları ziyaret ederler de, hiçbir hükümdar kalkıp bir filozofu ziyarete gitmez?"
Aristippos, "Bunda şaşacak bir şey yok hükümdarım" der, "Hekimler, yatağından kalkamayacak durumdaki hastalara giderler, çünkü o hastaların hekimlere gitmeleri mümkün değildir.."

DİYOJEN:
( M.Ö 413 – 356 )
Yoksul Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta kibirli bir zenginle karşılaştı.
İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değildi.
Kibirli zengin, hor gördüğü filozofa,
''Ben bir serserinin önünden kenara çekilmem !'' dedi.
Diyojen, hemen kenara çekilerek, gayet
sakin bir şekilde şu karşılığı verdi:
''Ben çekilirim.''

Bir gün Ömer Hayyam’a (ölm. 1132) sordular:
‘’Dünyanın öküzün boynuzları üstünde durduğu söyleniyor siz ne dersiniz?’'
Büyük Hayyam, büyüklüğüne yakışır bir cevap verdi:
‘’Dünyanın öküzün boynuzları üstünde durduğu doğru değildir ama buna inanan öküzlerin bulunduğu doğrudur’’

Lokman Hekim'e ''Bilgeliği kimden öğrendin'' diye sorduklarında ondan şu cevabı almışlar:
''Körlerden öğrendim.Çünkü onlar elindeki değnekle tam araştırmadan adım atmazlar. Basacakları yerin sağlam olduğundan emin olduktan sonra adım atarlar...Bundan dolayı ben de bir şey yapacağım zaman düşünür, faydalı ise konuşur, yararlı ise yaparım...Faydasız ise bırakmayı ve susmayı tercih ederim.''

Bir öğrencisi Konfüçyus'a dedi ki;
''Yaşadığın kentte seni herkesin sevmesi nasıldır?''
Yeterli değil, cevabını alan öğrencisi bir daha sordu:
''Peki, kentte seni hiç kimsenin sevmemesi nasıldır?'
''Yeterli değil.İnsanların arasında iyilerin seni sevmesi;kötülerin de sevmemesi daha iyidir'''

Namık Kemal'e bir arkadaşı, ''Sizin en samimi dostunuzla en şiddetli düşmanınız kimdir'' diye sormuş.
Namık Kemal,
''İnsanın en samimi dostu da, en şiddtli düşmanı da kendisidir'' diye cevap vermiş.

İlk çağlarda Sparta krallığı yapan Agesilaus'a sormuşlar:
''Doğruluk mu daha büyük meziyettir, yiğitlik mi?''
Agesilaus cevap vermiş:
''Bütün insanlar doğru olsaydı yiğitliğe ne lüzum kalırdı''

Diyojen'e sorarlar:
''İnsanlar niye dilencilere sadaka verir de filozoflara vermez?''
''Çünkü bir gün topal ya da kör olabileceklerini düşünürler ama filozof olabilecekleri akıllarından geçmez de ondan'' der.

DİYOJEN devamlı surette,
''Birtakım önemsiz şeylerde, insanların, birbirlerinin önüne geçmeye çalıştıkları görülüyor; fakat erdem yolunda öne geçmeye gayret eden hiç görülmüyor'' derdi.

Bir tanıdığı hakkında Anaksagoras'a ''O kendisinin hiçbir önyargısı olmadığını söyleyip duruyor, siz ne dersiniz?'' diye sorduklarında,
''Halbuki bu iddiası bile çok büyük bir ön yargıdır.'' diye cevap verir.

Socrates bir gün öğrencisi Sofokles'e demiş ki:
''Öğrenciler birazdan derse girecek, kaç kişi olduğunu say bana bildir.''
Sofokles, kapıya dikilmiş ve başlamış içeriye girenleri bir bir saymaya...
Socrates sormuş:
-Kaç kişi var?
-Sadece bir kişi
-Nasıl olur içeriye birçok kişinin girdiğini gördüm.
Bu sınıfa birçok kişi girdi. Ancak kapının önünde bir taş duruyordu. Hiçbiri o taşı kaldırıp yan tarafa koymadı. Ancak en son giren öğrenciniz Platon, onu kaldırıp kenara koydyu. Onun için orada sadece bir adam var demiş.

Birgün tanıdığı bir adam Socrates'e rastlar ve,
-
Arkadaşın hakkında çok önemli birşey duydum.Biliyor musun? der.
Socrates:
-
Bir dakika bekle! Bana birşey söylemeden evvel, senin küçük bir testten geçmeni istiyorum ve buna üç filtre sistemi deniyor, der...
-
Üçlü filtre mi? Diye şaşırarak sorar arkadaşı...
-
Doğru! diye devam eder Socrates
.Birinci filtrem;Gerçeklik filtresi.
Bana birazdan söyleyeceğin şeyin doğru olduğundan yüzde yüz emin misin?
-
Hayır, der arkadaşı
sadece duydum ve...
-
Tamam der Socrates sözü keserek ve;
sen bunun doğru olup olmadığını bilmiyorsun.Şimdi testin ikinci bölümüne geçelim.İkinci filtre;İyilik filtresi.
Arkadaşın hakkında bana söyleyeceğin şey iyi birşey mi?
-Hayır! Der adam.
Tam tersi ama...
-
Öyleyse diye devam eder Socrates.
Onun hakkında bana iyi birşey söylemeyeceğin anlaşılıyor ve bunun doğru olduğundan da emin değilsin. Fakat yine de testi geçebilirsin.Son bir soru kaldı.O da işe yararlılık filtresi.
Bana arkadaşın hakkında söyleyeceğin şey benim işime yarar mı?
-Hayır hiçbir işine yaramaz sadece...
-
Tamam anlaşıldı der Socrates.
Eğer bana söyleyeceğin şey doğru değilse,iyi değilse, işe yarar ve faydalı değilse, bana neden söyleyesin ki?