Giriş yapmadınız.

Sayın ziyaretçi, AllaTurkaa sitesine hoş geldiniz. Eğer buraya ilk ziyaretiniz ise lütfen yardım bölümünü okuyunuz. Böylece bu sitenin nasıl çalıştığı konusunda ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz. Eğer sitenin tüm olanaklarından faydalanmak istiyorsanız, kayıt yaptırmayı düşünmelisiniz. Bunun için kayıt formunu kullanabilir ya da bu bağlantıya giderek kayıt işlemi hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz. Eğer önceden kayıt yaptırdıysanız buradan giriş yapabilirsiniz.

Melye

Moderatör

  • "Melye" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Melye"

Mesajlar: 23,427

Kayıt tarihi: Feb 6th 2010

Konum: ...HiÇ...

  • 990289
  • Özel mesaj gönder

41

Friday, 19.08.2011, 22:03

Güz Dalgınlıkları

Gül diye kokla güz dalgınlıklarını
Umut tacirlerine yüz verme sakın
Yenilirsen dövüşerek yenilmelisin
Hiç kimseye vereceğin hesap kalmamalı

Melye

Moderatör

  • "Melye" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Melye"

Mesajlar: 23,427

Kayıt tarihi: Feb 6th 2010

Konum: ...HiÇ...

  • 990289
  • Özel mesaj gönder

42

Friday, 19.08.2011, 22:03

Güz Gelmeden

Sırtında taşıdığın kıl heybe
dağ rüzgârı ve lor peyniri
gibi doluysa kır çiçekleriyle
sesler türkülere dönecektir
üzünçse ışıklı bir sevince

Dudaklarında özlem türküleri
ve gözlerinin menevşesinde aşk
çağıldıyorsa çavlanlar gibi
usulca gir umudun menziline
hüznü gerilerde bırak

Türküler paylaşılıyorsa eğer
dağ rüzgârları paylaşılıyorsa
sevinç de dahildir buna
ve o zaman bütün bir yaşam
paylaşılacak kadar güzeldir artık

Heybendeki kır çiçekleri
bir yangındır güze doğru
tutuşturur yüreğinde
uzak özlemlerin külünü
hiç beklemediğin bir anda

Güz gelip de yangın başlamadan
tutmalısın doğanın yelesinden
yüreğindeki seher yeli
varmalıdır sabah olmadan
gül bahçesine sevda hevengine

Melye

Moderatör

  • "Melye" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Melye"

Mesajlar: 23,427

Kayıt tarihi: Feb 6th 2010

Konum: ...HiÇ...

  • 990289
  • Özel mesaj gönder

43

Friday, 19.08.2011, 22:11

Halâ Koynumda Resmin

Sımsıcak konuşurdun konuşunca
ırmak gibi, rüzgâr gibi konuşurdun
yayla kokuşlu çiçekler açardı sanki
çiğdemler güller mor menevşeler açardı
Sımsıcak konuşurdun konuşunca
Halâ koynumda resmin

Dağları anlatırdın ve dostluğu
bir ceylan gibi sekerdi kelimeler
Sesini duymasam çölleşirdi dünya
dağlar yarılır ırmaklar kururdu
bulutlar çökerdi yüreğime
Halâ koynumda resmin

Gün akşam olur elinde kitaplar
ve bir demet çiçekle çıkıp gelirdin
bir kez bile unutmadın 'merhaba' demeyi
ve en yanık türküleri nasıl da söylerdin
bir dostun vurulduğu gün
Halâ koynumda resmin

Kaç mevsim kırlara çıkıp
çiçekler topladık mezarlar için
Belki ürküttük tarla kuşlarını
belki kurdu kuşu ürküttük
ama aşkı ürkütmedik hiç
Halâ koynumda resmin

Ve halâ sımsıcak durur anılar
sımsıcak ve biraz boynu bükük
Ne varsa yaşanmış ve paylaşılmış
yasak bir kitap gibi durmaktadır
ve firari bir sevda gibi
Şimdi duvarlarda resmin.

Melye

Moderatör

  • "Melye" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Melye"

Mesajlar: 23,427

Kayıt tarihi: Feb 6th 2010

Konum: ...HiÇ...

  • 990289
  • Özel mesaj gönder

44

Friday, 19.08.2011, 22:12

Hatıralarımı Yazma

Yine bir duman çöktü sokağa, kent tutuştu
Bütün sığınaklarda seni arıyorum, nerdesin
Aklıma dökülen hatıralar hattında bir yangın
Bir çarpraz ateş başlıyor, newroz diyor birileri
Dün bir demirciydim oysa ben, ufku eritirdim
Bugünse ateş altındayım,
Hatıralarımı yazma
Bir rüya görüyorsun, terlemişsin sırılsıklam
Vurulup düştüğüme inanmak istemiyorsun
Bir kente girişin provası oluyor oysa ölümüm
Reis yok, bir misillemedir bütün hatıralarım
Yalnız yıkık bir duvar var karşıda,
Ve bir kadının cesedi üstünde
Uçuşup duruyor takvim yaprakları
Seni bekliyorum orda, meydan saatinin altında
Bir James Dean filmine gideceğiz gelirsen
Cehennem hızıyla çarparken mutsuzluğun çelik zırhına
Soluk soluğa yaşanacak tüm imkansızlıklar
Boyle olmalıydı ve oldu işte diyecek oğlum
Babamsa bir ağıta benzeyecek, küllerimi avuçlarken
Bütüm köprüleri dinamitledim ve geldim işte
Bir kente girmemiz nasıl gerekiyorsa öyle
Apansız çıkmalısın karşıma
Ki unutulmuş bir haykırış olmalı dünyaya
Seninle her karşılaşmamız
Mağlubuz,
Durmadan kazanan bu hayat
Basit bir üçkağıtçı sadece, bir sahtekar
Beş benzemezle rest çekiyorum
Ama o biliyor bunu ve çekiliyor oyundan
Yokum diyor
Dün bir demirciydim oysa ben, ufku eritirdim
Bugünse ateş altındayım, hatıralarımı yazma
Hatıralarımı yazma,
Tarih sanıyor birileri

Melye

Moderatör

  • "Melye" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Melye"

Mesajlar: 23,427

Kayıt tarihi: Feb 6th 2010

Konum: ...HiÇ...

  • 990289
  • Özel mesaj gönder

45

Friday, 19.08.2011, 22:12

Hayatın Uçurumlarıdır Yalnızlıklar

Gül yaprağı düşer kimi kez
dal uykularının yüzüne gün ışığı
kuş cıvıltıları sarar bütün dünyayı
ve bir sevinç dolar yüreğine apansız
uzanıp bütün pencereleri aşmak
merhaba demek ister güneşe
- merhaba yaşamak
- merhaba dünya
- merhaba ey sevda

ne ki ömürsüzdür gül sevinci
parçalanmış bir gökyüzüdür yaşamak
donup kalır dudaklarında bir hüzün
ve çiy tanelerine döner türküler
türküler hüzne dönmüşse eğer
geriye ne kalmıştır zaten

paramparçadır yaşamak
paramparçadır dünya
paramparçadır sevdalar

II

Paramparça da olsa sevdalar
yine de kalmış olabilir
küçücük bir mavilik gökyüzüne
bir sevda kırıntısı
avuç içi kadar bir umut

Yuvalarından düşmüş kuş yavrularını
alıp ısıtmak ister yüreğinin yangınında
ve yeniden boyamak
kalımlı bir maviye gökyüzünü
sonra usulca azat etmek
kuş cıvıltılarını

ne zaman ki
sıkar acının zembereğini usul usul
sıkar bir kuyudan su çeker gibi sabırla
Bir yanda köpüklü çağlayanlar gibi öfke
bir yanda boğuntunun yılan ıslıkları
ekler birbirine bin bir parçayı
ve yaratır kendi elleriyle gökyüzünü
- günaydın
- günaydın
- günaydın

Gün aydın olmaz yine de
Gün karadır
karanlıktır
Gün yorgun bir dev gibi
boylu boyunca uzanır içinin sokaklarına
ne pencereden bir ışık sızar
ne çocuk sesleri duyulur
herşey biter bekleyişlerden başka
ve sanki bir adım ötede
evde kalmış kızlar için
idam mangaları kurulur
Çığlıklarsa bir çiğ yuvarlanışıdır
kulaklarının karanlık uçurumlarında
uçurumlardır sevda
uçurumlardır umut
uçurumlardır yaşamak

Melye

Moderatör

  • "Melye" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Melye"

Mesajlar: 23,427

Kayıt tarihi: Feb 6th 2010

Konum: ...HiÇ...

  • 990289
  • Özel mesaj gönder

46

Friday, 19.08.2011, 22:14

Her Nasılsa Yalnızsın

Her nasılsa yalnızsın
Bir giz gibi deliyor yüreğini
can sıkıntılarının burgusu
ve hep bir şeyler eksik gibi
bir şeyler bekler gibisin

Yeni bozgunlar
yeni yenilgiler peşindesin
Bir bozkır kuraklığına dönüşmüş için
Oysa yalnız bir öpüştür
gurbeti türkülere dönüştüren

Çoktandır su vermedin
çiçeklere ve yüreğinin çeliğine
Zaman terkisine almış da öpücükleri
koşuyor sessizliğin ve yalnızlığın
iyotlu kıyılarına

Bir yol ayrımı ki yanlışla doğru
hüzünlerle sevinçler kolkola
Sen ki ey kalbim
yanlışları ve hüzünleri taşıdın
bunca zaman

Taşıyamaz yüreğinin batık sandalı
bu yalnızlığı, bu can sıkıntılarını
Yaşam gelincikler gibi beklerken seni
gecenin kapısını çalma
ey kalbim

Melye

Moderatör

  • "Melye" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Melye"

Mesajlar: 23,427

Kayıt tarihi: Feb 6th 2010

Konum: ...HiÇ...

  • 990289
  • Özel mesaj gönder

47

Friday, 19.08.2011, 22:14

Herhangi Bir Aşka Dair

Herhangi bir kızınkinden ayrı değildi öyküsü
hayatına ülkesini ekleyip yaşamaktan başka

Usulca eğerek başını
yürürken nedense hep
birbirine dolaşır
gibi olurdu ayakları

Bir fotoğraf ve yeni
koparılmış bir çiçekti
ilk mektubuna eklediği
kelimelerse büsbütün yangın

Durup durup iç çekişleri
sessizliği, dalgınlığı
acıyla bakışı yollara
aşkı öğrenişindendi

Çiçekli bir dal
gibi uzandı sevdiğine
ve yalnızca
ayrılıklar korkuttu onu

Böylece bağladı
hayat, dünya ve kavga
ve aşk
onun tarihinde milattı

Temiz çamaşırlar ve bir demet çiçek
taşıyor simdi o kız, görüş günlerine

Melye

Moderatör

  • "Melye" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Melye"

Mesajlar: 23,427

Kayıt tarihi: Feb 6th 2010

Konum: ...HiÇ...

  • 990289
  • Özel mesaj gönder

48

Friday, 19.08.2011, 22:17

Herşey Kararırken

Kara tahtaları
Yeşile çevirdiler de
Yeşil umutlarını
Karaladılar çocukların

Melye

Moderatör

  • "Melye" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Melye"

Mesajlar: 23,427

Kayıt tarihi: Feb 6th 2010

Konum: ...HiÇ...

  • 990289
  • Özel mesaj gönder

49

Friday, 19.08.2011, 22:17

Hiç Kimse

Hiç kimse bir aşkı
Onarmaya kalkmasın
Kaybedilmeye değer
En güzel anında
Bitirilmişse eğer

Melye

Moderatör

  • "Melye" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Melye"

Mesajlar: 23,427

Kayıt tarihi: Feb 6th 2010

Konum: ...HiÇ...

  • 990289
  • Özel mesaj gönder

50

Friday, 19.08.2011, 22:17

Hüznün İsyan Olur

DELİ KUŞ

Deli kuş bilir misin nedir
türküler kadar sevdalanmak
duyabilmek yüreğinde
bir depremin uğultusunu

Suya düsen bir karanfilse yüreğin
bırak kendini ırmağın türküsüne gülüm
vursun seni o taştan bu taşa
o çağlayandan bu çağlayana sürüklesin

Kavgadan uzak kalmışsan
sevdadan da uzaksın demektir
devinmez yüreğinin magması
çatlamaz sabrın kara taşı unutma


YAK SEVDANIN ÇIRASINI

Ne hüzünler kurtarır seni
ne çeyiz sandığının ceviz gölgesi
ve ne de acının ses duvarındaki
yorgun ve bıkkın bekleyişler

Acılar karartmışsa bile günlerin duvağını
düşürmüşse de ilkyazın tomurcuklarını fırtınalar
hayat kendini yeniden yaratan bir bahardır
verecektir en olgun meyvelerini mutlaka
yeter ki hüzünler sarartmasın yüzünü

Yak sevdanın çırasını türkülerle
barajını yıkan bir ırmak gibi katil hayata
Hüznün isyana dönsün artık
bitsin bezginliğin ölümcül suskunluğu
evde kalmış bir cinsellik değildir çünkü dünya


SEVDALAR DUMAN OLMAYACAK

Acının bağrından
mavi bir çelik gibi fışkıran öfke
dünyayı değiştirecektir mutlaka
Yani hayat
kendini yeniden yaratacaktır
ona sahip çıkan ellerde
ve bu yüzden öfke
sevda gibidir kimilerinde

Yüreğinin pas tutmakta olan kıvrımları
sarılsın bir an öfkenin gökgürültüsüyle
beyninin her hücresi bir gerilla gibi
kuşansın pusatlarını ve sokağa çıksın
ve bir hançer gibi saplansın
puştlukların ihanetlerin bağrına
Bak o zaman nasıl bitecek yanlışlar
ve cehennemleşen yalnızlığın
Sevdalar duman olmayacak o zaman
Hüznün isyan olmuştur çünkü

Hüznün isyan olmalıdır

Melye

Moderatör

  • "Melye" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Melye"

Mesajlar: 23,427

Kayıt tarihi: Feb 6th 2010

Konum: ...HiÇ...

  • 990289
  • Özel mesaj gönder

51

Friday, 19.08.2011, 22:18

Islık

Yabanıl ot kokuları
getiriyor bir rüzgar
kıpırdatıp suları

Belki sonbahar
vurgun yapamayacak
yol vermeyecek sular

Ve neşeli bir ıslık
tutturmuş şimdi doğa
nice acıya karşılık

Aşkı savunmada doğa

Melye

Moderatör

  • "Melye" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Melye"

Mesajlar: 23,427

Kayıt tarihi: Feb 6th 2010

Konum: ...HiÇ...

  • 990289
  • Özel mesaj gönder

52

Friday, 19.08.2011, 22:18

İmlâsız

Hep denedin. Hep yenildin.
Olsun. Gene dene, gene yenil.
S. Beckett

Ayağı kayan bir çocuk
Kadar şaşkınım, bilemedim
Düz yolda yürümenin imlâsını
Kanayan dizlerime bakıp da
Ağlamayı öğrenemediğim gibi

Sevgilisi değildim kadınlarımın
Bir papağan tüneğiydim belki
Ama birkaç sözcük öğrendiysem
Kadınlardan öğrendim, yine de
Bilemedim sevgilim diyebilmeyi

Büyülendim ama büyüyemedim
Aklım ermedi aynalara ve suya
Yüzümü gösterip kalbimi neden
Sakladıklarını öğrenemedim
Şaşkınım, cahilim ben bu dünyada

Melye

Moderatör

  • "Melye" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Melye"

Mesajlar: 23,427

Kayıt tarihi: Feb 6th 2010

Konum: ...HiÇ...

  • 990289
  • Özel mesaj gönder

53

Friday, 19.08.2011, 22:18

İsmail'in Kitabını Okurken

İsmail’in kitabını okuyorum üç gecedir
ateşler içindeki dünyada bir neferin
ölüme at koşturan rüzgârını duyuyorum
Managua yanıyor, her yanım ateşler içinde
yanıyor bir çocuk sevgiyle okşanmaktan
ve temkinli olmak yakışmazdı sana zaten augusto
ve sen ey idris
ismail’in ölümü küçümseyen dostu
"yediğin kurşundan
bir gümbürtü kaldı ki bana!.."
Roma’da navona alanında bırakıp ismail’i
telzaatar’a dönüyorum gecikmiş bir martı gibi
Yurdum diyebileceğim
her yer kan-revan içinde, görüyorum
ve boğazlanmış bir ceylan gibi
serilivermiş denizler ortasına
Önce ismail orda, ne zaman gelmiştir
"gümbür gümbür ve sonuna kadar, taa-sonuna
sonuna kadar sevdaya, sonuna kadar kavgaya
çatlayacak kadar sabırsızlıkla..."
İsmail1in kitabını okuyorum üç gecedir
ve alnımı seher rüzgârına dayayıp
sesleniyorum
"-Ey usta
nerde benim payım içtiğin baldırandan!."

Melye

Moderatör

  • "Melye" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Melye"

Mesajlar: 23,427

Kayıt tarihi: Feb 6th 2010

Konum: ...HiÇ...

  • 990289
  • Özel mesaj gönder

54

Friday, 19.08.2011, 22:19

Kahvede

Hep öyküler dinledim
buruk, acımsı, kekremsi
Dinlerken yaşadım diyemem
öldüm

Ama ölmemiş
o bin öykünün serüvencisi
Sunuyor kendini
canlı bir bildiri gibi
kaçarak tırpanından
ölümün

oturmuş karşımdaki sandelyede
demli çaylar istiyor garsondan
Bol içki, bir o kadar küfür ve boşvermişlik
bütün hayata
Ucuza kapatılmış
hatta bedavaya gelmişken hayat
dinler mi girdisini çıktısını
o bin serüvenden sonra

Çok öyküler dinledim
cigara dumanıyla yüklü
duvarların taş baskısı resimlerle
süslü köy kahvelerinde
buruk, acımsı, kekremsi
Dinledim yaşadım diyemem
öldüm

Melye

Moderatör

  • "Melye" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Melye"

Mesajlar: 23,427

Kayıt tarihi: Feb 6th 2010

Konum: ...HiÇ...

  • 990289
  • Özel mesaj gönder

55

Friday, 19.08.2011, 22:19

Kainat-ı Evren

evren
yalnızlıktan da küçükmüş
düşlermiş asıl sonsuz olan.

evren
umutlardan da küçükmüş
mutsuzluk daha büyükmüş meğer.

evren
sekizinci renge sarınan
metaforlarmış meğer.

evren
hiçlikten de küçükmüş meğer
yaşamı ve ölümü ezberleyecek kadarmış

evren
küçük bir okyanusmuş meğer
kıyısında yelkenliler batan.

Melye

Moderatör

  • "Melye" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Melye"

Mesajlar: 23,427

Kayıt tarihi: Feb 6th 2010

Konum: ...HiÇ...

  • 990289
  • Özel mesaj gönder

56

Friday, 19.08.2011, 22:20

Kalbim Katlanma Bu Dünyaya

Anılar biriktikçe sisleniyor aşklarda
Yitiriliyor serüven duygusu ki o zaman
Şeytanımı koluma takıp gitmeliyim
Yeni bir cehennem kurmalıyım kendime
Hep kendini yineliyorken sesler, kokular
Gittikçe birbirine benziyorken dünle bugün
Ölümsüz olmak kadar ürkünç birşey
Bu dünyaya alışmak duygusu

Sonsuza kadar sonsuzluğa asılı kalmak
Tanrılara ödül, insanoğluna cezaysa
Kalbim, bağışlanmayacak birşey yap
Katlanma kendine ve bu dünyaya

Kalbim, ödünç say sana ayrılan ne varsa
Geri vermiştin dinini
Dilini de unut artık
Aztektin yahut Kürt, hüznünse Kızılderili
Geri ver ne kalmışsa sende, umutların dahil
Hiçlik, o sezdiren keder
Buydu senin payın
Duyumsa sülfürün yarışını
Seni vur, seni bekleme, seni tarihsiz kıl
Bir kartala parçalat seni kayalara zincirleyerek
Kurbanla kurban eden bilinmiyor tarihe bakarsan
Bir efsaneydi yaşamak, sen de bilmiyorsun bunu
Medyomdu kimya, bir senfoninin diliydi belki
Yeni cehennemler kurmuştuk bilinebilir şeylerden
Sözünü tut artık, seni tarihsiz kıl
Ve katlanma bu dünyaya ey kalbim

Melye

Moderatör

  • "Melye" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Melye"

Mesajlar: 23,427

Kayıt tarihi: Feb 6th 2010

Konum: ...HiÇ...

  • 990289
  • Özel mesaj gönder

57

Friday, 19.08.2011, 22:20

Kalbim Unut Bu Şiiri

Uğuldayan ve hep uğuldayan
bir orman kadar üşüyorum şimdi
yanlış rüzgârlar esiyor dallarımda
yanlış ve zehirli çiçekler açıyor
Kanımda kocaman gözleriyle bir çığlık

Su ve ses kadar beklediğim
ne kaldı geride, bilmiyorum
uzanıp uyumak istiyorum gölgeme
ve sarınmak o kocaman gözlerin
uğuldayan rüzgârlarına

Bir acıyı yaşarım ve zehrinden
çiçekler üretirim kömür karası
uçurum kadar bir yalnızlık
yaratırım kendime, atlarım
Anısı yoktur küçük rüzgârların

Yapraklarım yok artık kuşlarım yok
büsbütün viran oldu dağlarım
ezberimdeki türküler de savrulup gitti
ömrümün karşılığı kalmadı sesimde
sesimde yalnız ormanların gümbürtüsü

Yanlış, daha baştan yanlış
bir şiirdi bu, biliyorum
ve belki ömrümüzün yakın geçmişi
bu kadar doğruydu ancak, kimbilir
Kalbim unut bu şiiri

Melye

Moderatör

  • "Melye" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Melye"

Mesajlar: 23,427

Kayıt tarihi: Feb 6th 2010

Konum: ...HiÇ...

  • 990289
  • Özel mesaj gönder

58

Friday, 19.08.2011, 22:20

Kaos

Ay inceldi ve orman
bir tortu gibi çöktü dibe
Buğusu yoktu toprağın
büsbütün balçıktı yeryüzü

Irmaklar sağırdı ve dağlar
birer aptaldı o hantal gövdeleriyle
Gittikçe büyüyordu rüzgarın beynimdeki ur
Öfkemizden şimşeği yarattık

İnsanı yarattık
(hayır, balçıktan değil)
O gün bugün arayıp dururuz onu
hangi cehenneme gitti, bilmeyiz

Melye

Moderatör

  • "Melye" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Melye"

Mesajlar: 23,427

Kayıt tarihi: Feb 6th 2010

Konum: ...HiÇ...

  • 990289
  • Özel mesaj gönder

59

Friday, 19.08.2011, 22:21

Karda İzler

Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün
Bir uçurum kenarında vursunlar beni ki dünya
Uğuldayıp duran bir uçurum değil miydi zaten
Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün
Siliyor adımı bir dal kırarak çam ormanından
Adımı yazıyorum kar üstüne ve ıslığını çığlık
Gibi incelterek yetişiyor ardımdaki tipi bana
Geçmişim kar sessizliğiyle özetleniyor artık
Bir kahkahayla çekip giderim karlı ovalardan
Bir uçurum kenarında vursunlar beni, vursunlar
Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün
Yolculuklar ve ayrılıklarla anlatılabilir ancak
Derim ki kar ve hüzün bir aşkın seyir defteridir
Kar yağıyorken milyon kere hüzün yağıyordur
Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün
Ömrüm parmak uçlarımda eriyen bir kar tanesi
yakışmıyor onlara.�

Melye

Moderatör

  • "Melye" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Melye"

Mesajlar: 23,427

Kayıt tarihi: Feb 6th 2010

Konum: ...HiÇ...

  • 990289
  • Özel mesaj gönder

60

Friday, 19.08.2011, 22:21

Karşılık

Ömrümün karşılığı olsun diyor
bir değeri, bir üstünlüğü olsun
Çılgın bir aşkın tarihi
yolculukların günlüğü olsun
ama kavgalarda geçsin ömür

Deli ırmak gibi akmalı
adına yaşamak dediğimiz
sarsıntılar kalmalı anılar diye
ve ölüm bir gökgürültüsü
gibi gelmeli gelecekse

Bir bedeli olmalı her aşkın
Her öpüşün ayrı bir yanı
bir sarsıntı kalmadı tende
ve kaçak sevişmelerin ürpertisi
bir sağanak gibi patlamalı

Yangınlar kuşatmışsa bizi
gözlerimiz bağlı ve tırnaklarımız
sökülüyorsa elektrik şoklarıyla
yasak bir kavgada olunmalı
yoksa ne değeri kalır ölümün

Aşk dediğin hırçın bir deniz
gibi çarpar yüreğin bordasına
ve yasak bir kitabı okumanın
sevincine benzer biraz
ki onun her sayfasında
bulunur ömrün karşılığı

Benzer konular