Çok kısa anlatmışım kendimi ya azdaha uzun anlatiyim
KOVA ERKEK
ZAMANININ COGUNU BIRSEYLER KESFETMEK ICIN HARCAR. PEK ROMANTIK DEGILDIR.
Disa donuk, bilgili eglenceli bu adaamin yaninda sıkılmak mumkun degildir. Esi her seyden
once arkadasi olmalidir.Aski beyninde baslar ve beyninden beslenir. Genelde gec evlenirler.
Monoton olmazlar.Cocuguyla iyi arkadas olurlar.
Meselenin özüne yüreklice inecek olursak, bir Kova erkeğinin, âşıklardan beklenen davranışları göstereceğini hiç ummayın. Eğer böyle bir beklenti içindeyseniz, sizi bir sarsıntı, Hattâ belki de bir dizi sarsıntı bekliyor demektir. Arkadaşlığa gelince, güvenilir bir arkadaşlıkta aradığınız herşeyi O'nda bulabilirsiniz. Aşkta? Bir zamanlar tanıdığım bir Kova şöyle demişti. " Herkesin bir kız arkadaşı olabilir. Ama aşk gene de başka bir şeydir. " Bu akıllıca bir gözlemdir. Evet "aşk başka bir şeydir. " doğru; Kova'larda ...
Sizden hoşlanmıyormuş gibi davrandığı zaman , oltaya yakalanmak üzere demektir. Sebebi basit sadece mantık. Kova erkeği herkesten hoşlanır. Herkes O'nun arkadaşıdır. Hattâ en amansız düşmanından bile "arkadaşım" diye söz eder. O halde, birinden hoşlanmadığını söylediği zaman, bunun bir anlamı var demektir. Ne dernek istediğini anlamak biraz çalışmayı gerektirir. Sözlerindeki çeşitli nüanslar oldukça karmaşık olabilir.
Bir Kova erkeği, en değerli zamanını başkalarının duygularım anlamaya çalışarak geçirse de, kendi gerçek duygularını açıkça göstermek istemez. Kendi tepkileri ve niyetleri karışıktır ve sırf sizi yanıltma zevkini tatmin etmek için, onları öyle muhafaza etmeye çalışır. Bu adam gerek aşkta, gerekse arkadaşlıkta bir çok garip tecrübeler geçirecek ve bunların her birini büyük bir dikkatle inceleyecektir. O'nu nikâh memurunun önüne götürünceye kadar, siz de bir başka tecrübe, bir başka deneysiniz. Ve belki de bu size kaldıramayacağınız kadar güç gelebilir. Tüm dikkatine rağmen O da aldatılabilir. Ancak, O'nu yanıltmaya kalkışmadan önce, O'nun insanlara benzersiz bakış tarzıyla nasıl başa çıkacağınızı anlamaya çalışsanız iyi olur.
O, bir grup adamıdır ve doğal olarak takım çalışmasına yatkındır. Spor oyunlarının kurallarını, onları sanki kendisi icat etmiş gibi iyi anlar. Bu kuralları kendi kişisel ilişkilerinde de uygular, ilgileri tüm çevresine dağılmıştır, insanlara olan sevgisi genel olduğu için, karşılaştığı her insana belli bir ölçüde değer verir, ki biz diğer insanlar yaşamımız boyunca ancak çok özel kişiler için böyle bir zahmete katlanırız. Bir Kova için herkes özeldir. Gerçekten herkes... Hattâ henüz tanışmadığı kişiler bile. Kova erkeklerinin pek azı bencil, ya da basittir. Böyle özellikler gösterdiğinde biri kibarca O'nun dar kafalı olduğunu hatırlat)verirse çılgına döner. Kova, kendisine dar kafalı denmesine asla katlanamaz.
Sonsuza kadar araştıran Kova erkeği, sık sık kendisine, "acaba bununla ne demek istedi" diye soracaktır. Bunun cevabını buluncaya kadar da huzura kavuşamayacaktır. Bu soru O'nu çileden çıkarır. Siz de sakın kayıtsız görünüşüne bakıp aldanmayın. Kendisinden birşey gizlendiğini hissederse, bu esrarı çözünceye ve işin aslını öğreninceye kadar geceleri uyku uyumayacaktır. Bulduğuyla hayal kırıklığına uğraması ihtimali de her zaman vardır. O'nun için, bulduğu şeyin keşfedilmeğe değer olmasını sağlayın. Eğer öyle olmazsa aslını öğrenmek için hiçbir zahmete katlanmayacak ve yeni bir bilinmeyenin örtüsünü kaldırmak, için oradan uzaklaşacaktır.
Kova erkekler insanın içine dokunacak kadar kibar ve halim selim olabilirler. Ancak, yüzeydeki bu sakinliğin bir seraptan başka bir şey olmadığını unutmamak için parmağınıza şöyle parlak mavi bir ip bağlasanız iyi olur. Görünüşteki uysallığının da... O, bir kadının azıcık fırsatçılığını bile hoş görmeyecektir. Şayet sizin kendisini istismar ettiğinizi hissedecek olursa, ne yapacağı belli olmayan bu Kova'nın cazibesi öyle çabucak yok oluverir ki Cary Grant'ın James Cagney'e dönüştüğünü , bir greypfrutun yarısını suratınıza fırlatacak kadar kendini kaybettiğini görürsünüz, îşin asıl korkutucu yanı, son derece öfkelenen Kova'nın böyle korkunç bir hareketi pekâlâ yapabilecek kabiliyette olmasıdır, îşin daha da korkutucu yanı, O'nu affetmenizdir. Sakın ha! Hiç olmazsa bir kereden fazla asla affetmeyin. O, bastığı yeri bilen, fazla erkekçe davranmayan, kabak tadı veren vaadler ve gözyaşıyla sulanmış suçlamalarla kendisini engellemeden, oraya buraya uçmasına göz yuman bir kadına hayranlık duyar.
Kova abartılı jestlerle size ilân-ı aşk edecek bir tip değildir. Bir kara hindiba çiçeği koparıp sanki bir orkide getirmiş gibi size uzatması mümkündür. Dürüst olmak gerekirse, çok mümkündür. Size vizon kürkler, elmaslar armağan etmeyecektir. Ama o'nunla yaşanan bir hayat, vizon kürk olmasa da, göz alıcı olabilir. Helen Hayes'le kocası Charles Mac Arthur hakkında herkesin bildiği bir hikâye anlatırlar, îlk karşılaşmalarında Charles Helen'e bir kâse fıstık uzatıp, "Bunların elmas olmasını isterdim," demiş. Gelip geçen birçok yıllar ve birçok dolarlardan sonra O'na bir salkım pırıl pırıl elmas vererek, "Bunların fıstık olmasını isterdim" demiş. Bilmem Mac Arthur bir Kova' mıydı? Ama kesin olan birşey varsa, mutlaka doğum haritasında Uranüs hâkimdi. Çünkü bu, tam âşık bir Kova'ya özgü o hiç beklenmeyen harika davranıştır. Vizonu kim arar?
Şimdi cesaretle en kötü gerçeğe bakalım. Hiç bundan kaçınmaya ya da içinizden dualar etmeye kalkmayın. Sıkı durun, geliyor. Yengeç'in, Oğlak'ın, Aslan'ın ve Terazi'nin aksine, bebeğin şekerden hoşlandığı gibi Kovalar evlenmekten hoşlanmazlar. Doğrusunu söylemek gerekirse, bunların çoğu elinden geldiğince evlenmekten kaçar. Pek nadir bir Kova erkeği genç yaşta evlenmeye ayartılabilir. Ama istatistiklere göre böyle cesaret verici olaylara pek sık rastlanmıyor. Bu çıkmaz genellikle bir Kova'nın güzel, harikulade görkemli bir arkadaşlığı aşka dönüştürmesiyle başlar, (işin bundan sonrasından kaçıp uzaklaşmak, daha kolay olur, şekerim.) Kova'lar ilgilerini paylaşan, aynı zamanda sıkı fıkı arkadaş oldukları bir kızı seçerler. Bu ilgiler arasında Mickey Mantle'ın vuruş averajı, kare bilmeceler, Arap atlan, Mississipi'nin üstünde uçuşan ateş böcekleri, v.b. da vardır. Neden? Nedenini anlamak kolay. O'nu ciddi şekilde ilgilendirip saran bunca konuşacak konu varken, aşk yapmaya vakti mi kalır? O'nun ideali, arkadaşı olan ve kendisinden ağır duygusal isteklerde bulunmayan bu' kızdır. Pekiyi, buradan nereye çıkarız? Genellikle, hiçbir yere.
Kova, erkekleri aşkın fiziksel ifadesinde pek rahat olamazlar. Şu ilk "iyi geceler" öpücüğünün gerçekleşmesi uzun zaman alabilir. Yalnız kabul etmek gerekir ki, çoğunlukla bunu beklemeye değer, çünkü geciktikçe güzelliği artar. Ancak, böyle saçma-sapan bir ilişki sizin için imkânsız hâle geldikten çok sonra; O, güzel, güvenli bir platonik arkadaşlığa kavuştuğu hayaline kapılacaktır.
Hattâ, "Seni seviyorum" demek cesaretini bulduktan sonra bile, evlilik olayından kaçmak için, kitabın yazdığı her bahaneye,baş vuracaktır. Bunlar eskidikçe, hayalhanesinde güzelce yenilerini icat edebilir. Örneğin sükûnetle, size lâyık olduğunuz kadar iyi bakamayacağını, evde anne ve babasının O'na ihtiyaçları olduğunu, ya da kendisinin sizin için yeterince iyi birisi olmadığını anlatacaktır. Bu işe yaramazsa, geleceğin hiç güven vermediğini ileri sürecektir. Bütün hu nükleer felâket tehditlerine ne buyrulur? Ya müdürü gelecek yi) O'nu Alaska'ya gönderirse ne olacak? Tanrı komşun, siz orada zatüreden ölebilirsiniz ve kendisi de ömrünün geri kalanını matem içinde geçirebilir. Bundan daha da kötüsünü yapamaz mı sanıyorsunuz? Ben oniki yıl bir kızla nişanlı kalan bir Kova tanıyorum. "Kızın Broadway'daki şahane mesleğini bırakması gerekeceği" bahanesiyle evlenmiyordu. Aslında kız ömründe sahneye adımını bile atmamıştı, o da başka. Bizim Kova O'nda yetenek olduğunu düşünüyordu. Bakarsınız, günün birinde yapımcının biri onu keşfediverirdi. Şayet onunla evlenerek kızı bundan alıkoyarsa, o zaman kızcağız kendisi için neler hissedecekti, ne düşünecekti? Daha da kötüsü Kova ne hissedecekti? Suçluluk! Sadece ve sadece bencillik ve suçluluk. Sonunda bu zavallı kızcağızın Kova'nın daha aklı başında bir rakibine kaçması hiç de sürpriz olmadı, doğrusu.
Ama herşey bitmiş sayılmaz. Doğrudur, Kova'lar geç evlenirler, ama genellikle, eninde sonunda evlenirler. Son bekâr arkadaşı da Bermuda'ya balayına gittikten sonra bizim Kova ayılır ve burada, herkes çözümlediği halde, kendisinin henüz soruşturmağa bile başlamadığı bir sorun olduğunu farkeder. Tabii ki buna katlanamaz ve pat diye evlenme teklifini yapıverir! Aniden, kuşkusuz. Uranüs bu, bilirsiniz ya!
îlk sıralarda, O'nun bir derse ihtiyacı olduğunu düşünür ve sizi daha atak bir aşığınıza kaptırdığım zannetmesine neden olacak şekilde davranmaya karar verebilirsiniz. Asıl feda edilenin kendinizin olabileceğiniz konusunda sizi uyarmak isterim. Sizin kalbi kırık Uranüslünün, gözlerinde sahip çıkma ateşiyle peşinizden koşacağı yerde, birkaç sessiz gözyaşı dökerek: "Ne yapalım, sonunda en iyi erkek kazandı," deyivermesi daha olasıdır. Küçültücü bir kolaylıkla, sizsiz yaşamını sürdürecektir. Hattâ, şu tahammül edilmez soruyu bile sorabilir; "Arkadaş kalamaz mıyız?" Şiddetle "Hayır" diyecek olursanız, üzüntüyle omuzlarını silkerek, ağır ağır yürüyüp gidecektir. Ya» "Evet" diyecek olursanız, tekrar tam başladığınız yere dönersiniz -- arkadaşlığa.
Kıskançlık O'nun harcı değildir. Size, güvenilmez olduğunuzu kanıtlayana kadar, güvenecektir. Doğal olarak güvenen bir insan olduğundan değil, yaptığı analitik incelemeler karakteriniz hakkında O'nu tatmin edici bilgileri verdiği için. Doğum halitasında güçlü ters etkiler olmadıkça, yersiz kuşkulara ve sahip çıkma duygularına kapılmaz. Pek nadiren kıskançlık duygusuna kapılsa bile, kendine hakim olduğu sürece bunu asla anlamayacaksınız. Kendisi çok çok nadiren fiziksel sadakatsizlik yapacaktır. şayet böyle birini tanıyorsanız, onun doğum haritasında güçlü bir Akrep etkisi olduğuna inanabilirsiniz
Kova gönül yarasına sessizce katlanacaktır, yeter ki arkadaşları duymasın ve soru sormasınlar. Evlenmek için biraz uzun bir süre olduğunu düşünseniz bile, O sizi istemek için doksan yaşına kadar bekleyebilir. En kötüsü de, ilişkiyi keserken asla bir neden göstermemesidir. Tersliğiyle, bunun zaten başından beri hayalden başka birşey olmadığını düşünmenize sebep olur. Affetmenin ve barışmanın gelecekteki bilinmeyen bir güne kaldığı gerçeğini anlarsınız. Bu çok zalimce bir davranıştır, ama ne yaparsınız ki O, bu oyunu böyle oynar.
Tek teselliniz, O'nun da kendine göre acı çektiğini bilmeniz olur. Bunu nereden bileceksiniz? O'nun, kendine has, ustalıkla duygularım telgraf gibi iletme yöntemi vardır. Bunlar son derece hayal kinci olabilir. Özellikle, ışığı değiştirmeye hazır oluncaya kadar, kendi o eşsiz özel iletişiminde yeşil geç ışığı yandığı halde, size kırmızı dur ışığını yakmaya devam ettiği sürece. Bu istenmeyen bir romantik trafik kargaşalığına neden olabilir. Yayanın işi zordur, ama Kova şoför koltuğundadır. O'nun için merakını uyandıracak parlak bir başarıyla O'nu biraz sarsabilirsiniz - örneğin, Venüs gezegenine giden ilk kadın olmak gibi.
Böyle bir olayın bile O'nun duygularını değiştireceğini sanmayın. Sizi gerçekten seviyorsa, köşe başındaki mezeciden daha uzak bir gezegene gitmemiş olsanız bile, gene sevecektir. Ancak, böyle bir olay O'nun katı stratejisini etkileyebilir. Bütün bunlardan anlayabileceğiniz gibi, iş aşka gelince, Uranüs sizi dosdoğru bubi tuzağının üstüne yöneltebilir. Ya da o üzüntü içinde bir başkasına yönelebilirsiniz. Bu koskocaman bir zaman harcamadır. Hatırlıyorsanız, kıskançlık yapmaz? Ya da kıskanç olsa bile belli etmez. Hem de o Allah vergisi Uranüs sezgisiyle bunun numaradan başka birşey olmadığını bilecektir. Çünkü sizi neyin etkilediğini bilir. Unutmayın, sizi uzun süre incelemişti. Sizin yapabileceğiniz tek şey, doksan yaşınızda bile halâ çekici olmayı ümit etmek, ya da şu Venüs gezegeni işini uygulamaya koymaktan ibarettir.
Bazen bunun aksi de olabilir ve bir Kova da işler değişince sizi sahiplenme duygularına kapılabilir. Sakın bu başınızı döndürmesin. Uranüs'ün o arkadaşlığa olan bitmez tükenmez eğilimi yüzünden, ne zaman ve nerede bir arkadaş bulsa orada kalır. O'nun nerede olduğunu bilmediğiniz zamanlar bile olacaktır; hattâ evlendikten sonra ve bilmeniz gerektiği zaman bile... Böyle zamanlarda kendinize şöyle söyleyin: Bir arkadaşıyla ne kadar uzun süre kalsa da, bu O'nun normal merakından ve insanlara karşı hiç bitmeyen ilgisinden ileri gelmektedir. Şayet arkadaşı bir kadınsa, bunun hiç farkında değilmiş gibi davranın . Allah bilir ya, mutlaka O da farkında değildir. Doğrudan kendisine sorarsanız, size doğruyu söylemesini bekleyebilirsiniz. Ama O'ndan kuşkulanır ve tekrar sorarsanız, sizin doğruyu işitmek istemediğinizi düşünecektir. Sizi cezalandırmak için de, düşünebildiği en korkunç hikâyeyi uyduracaktır (böyle korkunç hikâyeleri de uydurabilir.) O muhteşem kızıl saçlı hakkında size anlattıklarının doğru olup olmadığını merak ederek geçirdiğiniz yersiz üzüntülerle dolu saatlerden sonra, şüphelendiğiniz için pişman olabilirsiniz. (Bu olay, bir kadınla konuştuğunu bile hatırlamadığını söylediği zaman, sizin "Ha! Bahse girerim hatırlamıyorsundur," demenizden sonra patlak verebilir.) Gerçekten dikkat etmemiştir, ama siz ayrıntılarını sorunca, O da size bir ders vermek için tamamiyle hayali birşeyler uydurmak zorunda kalmıştır. Dersinizi çabuk öğreneceksiniz.
O, çevrenizdeki en iyi ekmeğini taştan çıkaran kişi olmayabilir. Ama, dünyaya yararlı birşey icadetmeye ya da Terih'e ayak basan ilk insan olmaya yeteneklidir; hem de orada kendini evinde gibi hissedecektir. Bütçenin sarsıldığı zamanlarda bile, Kova Burcundan bir Kova'yla insanı her zaman köşe başında bir sürpriz bekler.
Çocuklar O'nu sokağınızdaki en harika dinleyici olarak bulacaklardır. Kurdun, üç küçük domuzu korkuturken nefesini tutuşu onu büyülüyecektir - ihtiyar cadının nasıl zehirli elmayla Pamuk Prensesi büyülediğini de merak edecektir? Küçük bir oğlanın evde yarattığı sorunlar ve bir küçük kızın kınlan bebeğine döktüğü göz yaşları, bir Kova baba için düpedüz başı dertte olan iki dostun sorunları demektir. O, karışık aritmetik sorulan konusunda da bir can kurtarandır.
Sakın kendi işiniz, mesleğiniz yüzünden O'nun karnını doyurmayı ya da düğmesini dikmeyi ihmal etmeyin. Sakın hanım arkadaşlarınızın O'nun kanepesine kamp kurmalarına ya da telefonu saatlerce meşgul etmelerine izin vermeyin. Ve sakın, tavan arasındaki eski topunu bulmanızı, ya da parmağındaki kıymığı çıkartmanızı istediği zaman TV seyretmeye ya da roman okumaya dalmayın. Birkaç nedenle sizinle evlendi. Gerçi aşk bunun bir parçası olabilir, ama en önemli neden, sizin O'nun etrafında dönmenizdi. O'nun çevresinde her zaman patates püresi yapacak, düğme iliklerini örecek, kaybolan eşyalarını bulacak, arada sırada batan kıymıkları çıkartacak birinin bulunması lâzımdı. Televizyonun, okumanın ya da hanım arkadaşlarınızın bu görevlerinizi aksatmanıza sebep olmalarını hiç hoş görmez. Kafasındaki iyi bir eş ve anne fikri oldukça basittir; kendisini sürekli bu işe adayan bir kadın. Hattâ Kova Burcundan olan daha liberal bir Kova bile göz alıcı bir avareliğe kaşlarım çatacaktır. Ama siz buna pek aldırmayacaksınız. Kendisi öylesine ilginç sürprizlerle doludur ki, kafanızı ve duygularınızı harekete geçirmek için günlük TV dizilerine, kadın magazinlerine, hanım arkadaşlarla kafa kafaya vermeye hiç ihtiyacınız olmayacak. (Sizi harekete geçirmeye zaten kendisi yetecek.) Kendi yeni projelerine daldığı ve ne yaptığınıza pek dikkat etmediği zamanlarda, her zaman hanımların dedikodularına katılabilirsiniz. Yeter ki, parmağı acıdığı vakit aman yanında olmayı unutmayın. Çünkü ihmal edildiği zaman asıl başağnsı kendisi olabilir.
Galiptir, pek çok şeyde realist olan Kova, ilk aşkını asla unutmayacaktır. ( İlk çıktığı kızı değil, O'na ilk kez gökkuşağını veren, kız; unutmayacaktır. Arada fark var.) Kovalar ekseriya yıllarca sonra çocukluk sevgilileri ile evlenirler, ya da uçuk bir hayale bağlanır kalırlar.
Deniz kıyında Jingle Bells, şafakta doğum günleri, Cadılar Bayramında Aşıklar Günü, geceyarısı gökkuşakları... Balkabağına kırmızı bir kalp iğneleyin, karda paskalya yumurtaları boyayın, dönme dolabın tepesindeki pastanın üstüne mumlar yakın siz bir Kova'ya aşıksanız,Yalnız dikkat edin! Harikalar Diyarının bir yerinde kaybolabilirsiniz.