Ahlâklı bir toplum meydana getirme gayesinde olan Rahmet Peygamberi (sallallahu alleyhi ve sellem), şüphesiz hayâ duygusunda da zirve idi. O'nun tertemiz hayâsını Ebu Said el-Hudri (r.a.) şöyle anlatıyor:
"Peygamber Efendimiz (s.a.v.), ört
ünme çağına girmiş bir genç kızdan daha hayâlı idi. Hoşlanmadığı bir şey gördüğünde bu durum, mübarek simalarından hemen anlaşılırdı."
(Buhari, Münakıb)
Peygamb...er Efendimiz'in üstün ahlâkını hayatlarına örnek edinen güzide sahabeler arasında da hayâ duygusu çok yüksek olanlar vardı. Örneğin hayâ timsali olarak tanıdığımız Hz. Osman (r.a.), bir gün Hz. Peygamber'i ziyarete gitmişti. Uzanmış bir halde odasında dinlenen Efendimiz, daha önce Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer'i odasına kabul etmiş, sonra Hz. Osman içeri girdiğinde derhal ayağa kalkmıştı.
Aişe validemiz (r.anha):
"Ey Allah'ın Resûlu, Ebu Bekir ve Ömer'e göstermediğiniz saygıyı neden Osman'a gösterdiniz?" diye sorduğunda, Hz. Peygamber (s.a.v.) Aişe'ye: "Meleklerin bile hayâ ettiği kimseden ben nasıl hayâ etmeyeyim? Osman çok hayâlı bir insandır. Eğer aynı halde ona izin verseydim, hayâsından ötürü ihtiyacını bana tam ifade edemezdi" buyurdu.
(Müslim)
Peygamberimiz'in yanında yetişen Enes bin Malik (r.a.) ise Efendimiz'in hayâsını şöyle ifade eder: "Nebiyy-i Ekrem Efendimiz, kesinlikle hakaret etmez, mübarek ağızlarından kaba bir söz çıkmaz ve lanet etmezdi. Birimize kızacak olduğunda sadece: "Allah iyiliğini versin, ona ne oluyor ki!..." derdi.
(Buhari, Edeb)
Edep ve hayâ dinimizde öyle kıymetli bir yere sahiptir ki; "İslam edepten ibarettir" denilse yanlış olmaz.Rabbim edeb-i ahlakla tam bir teslimiyet,tahkiki iman ve sarsılmaz bir ihlas nasip etsin bizlere,KUR'AN-ın ahlakıyla
Muhammed Mustafa Nuru yekta EFENDİMİZİN (sallallahu aleyhi ve sellem)ahlakıyla ahlaklanmayı nasip etsin bizlere ve ümmeti Muhammede inşaALLAH,Amin ecmain