Adilerle ugrasmayi ettim is
kopeklermi, geciremez bana dis
beni goren eder bak altina cis
---yozgatliyim ben gardasim yozgatli
----ha bu nihat yurt ha abdullah catli
muslumaim turk’um elimde yay’im
ok atmayi belleti bana dayim
bayragimda hilalim vede ay’im
---yozgatliyim ben gardasim yozgatli
---ha bu nihat yurt ha abdullah catli
catli abim benim itlere kabus
itlere ve cakal dotlere kabus
kan emen su herbir bitlere kabus
---yozgatliyim ben gardasim yozgatli
---ha bu nihat yurt ha abdullah catli
vatan icin kah yaya kahta atli
ulkusuki o’na baldanda tatli
asalayi cokertendir o catli
---yozgatliyim ben gardasim yozgatli
----ha bu nihat yurt ha abdullah catli
ta gonulden yigitler severim
hak edeni sabah aksam overim
alcaklara ben her zaman soverim
---yozgatliyim ben gardasim yozgatli
---ha bu nihat yurt ha abdullah catli
ben cosarim vatan aski kan’imda
vatan benim yuregimde can’imda
namusumda serefimde san’imda
---yozgatliyimben gardasim yozgatli
---ha bu nihat yurt ha abdullah catli
haa bakin bu arada turk dusman’i
zayifi ortasi vede siman’i
seversin sen sen falani fisman’i
---yozgatliyim ben gardasim yozgatli
---ha bu nihat yurt ha abdullah catli
her suda yetismez elbette yosun
catli bir aslandi catli bir tosun
bre dudukler hele siz bir susun
---yozgatliyim be gardasim yozgatli
---ha bu nihat yurt ha abdullah catli
ihanet etmedik vatana yurda
cok can verdik cok can biz bu ugurda
hele okuz sen devam et bogurde
---yozgatliyim ben gardasim yozgatli
---ha bu nihat yurt ha abdullah catli
catal yurekliydi catal o catli
dedesiydi onunda ulubatli
vatani o’na bal idi hem tatli
---yozgatliyim ben gardasim yozgatli
---ha bu nihat yurt ha abdullah catli
fikirde bir kafada bir beyinde
demeyinki catli senin neyinde
catli bu nihadin her bir sey’inde
---yozgatliyim ben gardasim yozgatli
---ha bu nihat yurt ha abdullah catli
tabiiki ben o’nun toz’u olamam
olurmuyum olmazmiyim bilemem
yigitler kayboldukca ben gulemem
---yozgatliyim ben gardasim yozgatli
---benim icin gahramandi o catli -----------NIHAT YURT KANADA
O narin ince belinden kavrayasım gelir,
Lüle lüle yükselen dumanında yok olasım gelir,
O ateşli dudağından bir fırt çekesim gelir,
Bu kahpe dünyanın kahrını unutasım gelir.
Tavşan kanı deminde demlenesim gelir,
Yakan ateşinle birlikte sende eriyesim gelir,
Meftunum tomurcuk kokuna sevdalar vız gelir,
Şunu bil ki derdimi yorgunluğumu alasın gelir...
Ben narin bir Agacin gövdesinde , kendi halinde bir yaprakim.......Sonbahar yaklasmakta , dökülmek üzereyim.......Üzerimde yagmur taneleri var , boynumu büktügümde damla damla süzülen......Ben Gülün hayraniyim.....Sert bir rüzgarla savrulup topraga düsmeden.......Hasret kaldigim güle , kavusmanin duasindayim.....
Suya baktığımda eğer tertemiz yüreğin yansıyorsa gözlerime,
BEN SENİ SEVİYORUM... Aramadığın sormadığın zamanlarda,
Eğer yüreğimde inceden bir sızı duyuyorsam SENİ ÖZLÜYORUM... Her şarkıda, her şiirde ve okuduğum kitabın tüm satırlarında seni yaşıyorsam SENİ ÖNEMSİYORUM...
♥SEN♥ BENİM♥ İÇİN ÇOK♥ DEĞERLİ♥ VE ♥ÖZELSİN...
Bugün Pazar ve Byağmur da var
çok sevdiğim rüzgar da
bugün pazar
daha uyanmadı komşular
damların üzerinde kuşlar
daha rahatlar
radyolarda eski şarkılar çalıyorlar bu saatlerde
gönül penceresinden ansızın bakıp geçenlere doğru
yağmur da var
çok sevdiğim rüzgar da
daha uyanmadı komşular
bugün pazar
ve ben seni çok özledim
dışan çıkmak istiyor canım
tek başına haytalık etmek
islanmak pazar sabahında yağmurda
boş caddelerde dolaşmak
vitrinlerine bakmak mağazaların
sinemaların afişlerine
sokakların isimlerine
telefon kulübelerinde uyuyan çocuklara
bir merhaba demek sessizce
sahilde martılara simit atmak
otobüslerin ilk seferlerine binmek
gitmek istiyor canım
hayatın gittiği yere
islık çalıp şarkılar uydurmak kendi kendine
fırından taze ekmek alıp
buğusunu çekmek içine
ve ben seni çok özledim
tam böyle bir şey
çiçeğe su yürümesi
bebeğin ağlaması
toprağın uyanması
yağmurun yağması
ateşin sıcağı
bu pazar sabahı
tam böyle bir şey
bir sabahçı kahvesine uğramak
bir bardak çay
taze dem kokusu
hayatın atardamarlarında dolaşmak
bölmeden şehrin uykusunu
bir siir yazmak
pazar bulmacasının boş karelerine
şiirde tam da bunu anlatmak delice
tam böyle bir şey
hesapsız gölgesiz bedelsiz kimsesiz
bir şiir yazmak
bir bardak çay içmek
sokaklarda gezmek
yağmurda ıslanmak
ve ben seni çok özledim
İbrahim Sadri
Yaşım ilerledikçe daha çok anlıyorum;
Ne büyük nimet olduğunu ah ey güzel gün.
Boş yere üzülmekte mana yok anlıyorum,
Kadrini bilmek lazım artık her açan gülün
Şükretmek türküsüne daldaki her bülbülün
Yanmak da olsa artık aşk ile yaşıyorum.
evlilik
fedakarlıkmış
anlayışmış
hoşgörüymüş
karşılıklı sevgiymiş
saygıymış
müştereklikmiş
fedakarlığın
ikiye bölünmesiymiş... paylaşım adı altında yapılan
bir paylaşımsızlıkmış...
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
“O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden…
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları…
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
“O benim.” diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin…
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, ya da pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak…!