sevgiliye
Bir şimşeğin kanadında
Bir bulutun rüyasısın
Sararırken mutluluk hazanda
Yaprağın yeniden doğumusun
Goncanın alıdır dudaklarında sayha
Sağanak altında aşka bir nefes daha
Ve çiçekler açsın ruhunda
Kurak toprakların damarlarına
Ellerde yağmur duasısın
Bir atın yelesinde
Bir kelebeğin öpüşündesin
Fırtınanın az öncesi
Alabora olan teknedesin
Balıklar gibi soluyorsun hayatı
Bir çiğdemin bakışındasın
Sevilmeyince küsen
Manolyanın yaprağındasın
Sen herkesten önce doğan
Çoban yıldızının adısın
Bir bebeğin rüyası
Hüznü sarmalayan bir şarkıda
Güftenin son notasısın
Soyut bir resmin
Anlama belenmiş renklerisin
Şiirin annesinin kucağında
Aruz vezninin failisin
Cellâttın gözlerine korkmadan
En son bakan ceylansın
Şairin dizelerinde asılı duran
Fitili ateşlenmiş kelimelersin
Ben seni beklerken tane tane, damla damla
Karlar doluyor gözlerime bardan bardan
Kar mevsimi geçti bilmez misiniz ey kırlar
Yağmurda ıslanmak istiyor canım
Rüzgarla sevişmek efil efil
Öpüşmek istiyorum çiselerle olmaz mı
Hiç ıslanmadığımı anımsıyorum ardigi yaşamda
Dünyada ve ömürde umursamasam da zamanı
Hep zarar mı yazsın namahrem geçen yıllar
Bi,r kez olsun insin aşk mevsiminin sisleri koylarıma
Bulutlanırsa sevda yağar bilirim
Ve ben umuyorum
Canım öyle çekiyor dedim ya
Gerçeğin ayazında sızlar düşlerim anılar dolusu
Candan yoksun sevdam öksüz koynumda
Tutkuna titreyen bedenimi can sanıyorum
Yüreğimin ötesinde can korkusuz
Yürekler sevmekte özgür
Kuşlar, kelebekler, karıncalar özgür
Dudaklarında damlalarla beklerken seni bana
Kor kırmızı karlar yağıyor gözlerime
Ve sen
Ve sen uzanınca uykuyu yitirdiğim gecelere
Rüyalarım üşüyor ayazından özlemin
Yeşil ebrulisi Kızılay çadırına dönüşüyor çamlar
Zaman unutuyor kendini bana gelende
Karlar yağıyor gözlerime
Yalan, yalan ki mevsim bahar
Rüzgar uğulduyor...
Yüreğimin dorukları karlı,
vakit gece...
Zaman, ipi kopmuş bir uçurtma gibi salınmakta gökmavisinde...
Karanlığın içinde bir maviyi arıyor gözlerim
Sıcacık bir maviyi,
Yeni doğmuş bir bebeğin süt mavi kokusunu
Yalnız bir çocuk gibi sessiz ve korkulu gece
Maviyi arıyorum,
uçuk sıcak bir maviyi
Bir kuşun kanadıyla sabahı deldiği maviyi arıyorum.
Yolculuk epey uzun sürecek…
Fenerim idare eder bir süre daha
Alıp başımı gitsem yol değil,
Kaçsam denizlerin ardındaki Kaf Dağı’na, yol değil…
Dönmek için çok geç artık.
Anlatılmaz bir tutkuyla
İnsanın içine saklanmış maviyi özlüyorum…
Mavi koyup senin adını
Gecenin karanlığında korkulu
Ama uslanmak bilmez bir çocuk kadar umutlu
Mavi diye en çok seni özlüyorum.