Giriş yapmadınız.

181

Sunday, 7.12.2014, 17:14



Yormak istemiyorum artık kimseyi yorgunum zira! KeIimeIeri yanyana getiresim yok kendimi anIatmak için. Yeni bir aIfabe arıyorum konuşabiImek için. Hiç söyIenmemiş sözIer duymaya ve yeniden cümIeIer kurmaya ihtiyacım var. Yetmiyor biIdikIerim..

Can Yücel 

182

Sunday, 7.12.2014, 17:16



Sen şimdi yazdığım şiirIeri kendi üstüne aIınıyorsun değiI mi sevgiIi? Sana kafiyeIi cümIeIer fazIa geIir! Satır araIarındaki boşIukIarda oyaIa kendini.

Can Yücel

183

Sunday, 7.12.2014, 17:17



Bazen dur demek yetmez gidenin arkasından! Giden mecbursa gitmeye ve sen mecbursan kaImaya hiç bir söz yetmez.
Can Yücel 

184

Sunday, 7.12.2014, 17:24



HERŞEY KADAR, HERKES KADAR, SEN KADAR...


Biraz değiştim,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar?

Değiştim?
Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,
Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni
Ben benimle savaşıyorum,
Seninle değil?

Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın,
ne kazanabileni ne de kaybedeniyim?
Sorun değil?

Elbet Alışırım?
Biraz alıştım.
Her şey kadar, her kez kadar, sen kadar?

Alıştım!
Varlığını istemediğim tüm eksik yanları
Ve çokluğunu da, yokluğunu da istemediğim
iki arada bir derede duyguya alışıyorum?
Bir yanım bırak diyor bir yanıma
Kesin değil! Henüz tanıştık?
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar?

Tanıdığımı sandığım bana daha yakınım artık
Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda
Ve aynalarda ağlarken gördüklerim kendi tarafımda
Bir yanım memnun oldum diyor,
bir yanım tanıyamadım daha
Samimi değil?
Bir hayli kırıldım?
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar?

Canıma batan her halin felç gibi indi bedenime
Gözlerimden tut da ciğerlerime kadar kırgınım?
Aslında ne sana, ne olanlara?
Kendime kırgınım!..
Maziye hiç değil, âna kırgınım
Anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına
Dinlediğim şarkılarda bana seni anımsatan şarkıcılara
Beni anladığın kelimelerin bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşuna
Bir hayli kırgınım?
Beni ben kırdım oysa?
İyi değilim.
Galiba yoruldum?
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar?

Kalbime, kalbimi kanıtlamaktan
Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan
Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldum
Aslında ne pişmanım ne de pes ediyorum!..
Sadece beni kaybettikçe seni kaybediyorum.
Şu kalp denen, beni bana sorgulatıyor artık
Ki Seni sorgulamamasını nasıl beklerim?..

Toprağa bakan yanım senden zaten ayrı
Sana bakan yanımsa toprakla aynı
Hıh! Ne yaparsan yap, gördüğünün seni görmesini bekleyemezsin!

Gözlerim yorgun?
Dudaklarım, dudaklarım hissiz?
Dokunulmadan geçen yıllar bana ağır?
Sarılmadan geçip giden uğurlamaların, kavuşmaları hep beklentisiz
Söyleyemediklerini söylesende şimdi
Sesine aşina yanım, onca sessizlikten sonra artık sağır!
İsteyerek değil?
Çok çalıştım

Paylaştığımız hayatımızda bıraktığın onca üstü kapalı git izine
Beni yerle bir eden kendince açık olan her tepkiye
Ve bence bana tanımadığım bir adamı göstermene rağmen
Daha öncede gitmiştim?
Çok çalıştım?
Paylaştığımız hayatımızda bıraktığın onca üstü kapalı git izine
Beni yerle bir eden kendince açık olan her tepkine
Ve bende bana tanımadığım bir adamı göstermene rağmen
Gitmek için, bitmek için, sana huzur vermek için
Çok çalıştım

Daha öncede gitmiştim
Kendi isteğimle
Anladım ki daha önce sevmemiştim!

Çok çalıştım inan
Değişen yanımın aslında hep aynı olduğunu göstermeye
Her defasında daha da tozlanan canımı kırmadan korumaya
Ve alışmaya kendime
Bu göz gözü görmez dumanlı halime
Çok alışmaya çalıştım hem de

Tanıştım seninle doğan yanımla da, ölen yanımla da
Birini yaşattım! Yaşatıyorum da hala
Ama diğerinin ölmesine engel olamıyorum da

Yorulmak, dinlenmekten geçmiyor
An be an çöküyor, insanın içindeki güç
Işığı sönüyor
Beyaza dönüyor rengi git gide
Hissizleşiyor

Ne yormak istedim Seni,
Nede yormak kendimi
Çok çalıştım
Gitmeye de kalmaya da
İkisi de aynı acı, ikiside rezil
Daha öncede gitmiştim
Ama böyle kalarak değil
Böyle kalarak değil...



Can Yücel

185

Sunday, 7.12.2014, 17:28




Can yücel – Farkında olmalı insan

Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı.
Farkı Fark Etmeli, Fark Ettiğini De Fark Ettirmemeli Bazen…
Bir Damlacık Sudan Nasıl Yaratıldığını
Fark Etmeli.
Anne Karnına Sığarken Dünyaya Neden Sığmadığını
Ve En Sonunda Bir Metre Karelik Yere Nasıl Sığmak Zorunda Kalacağını
Fark Etmeli.
Şu Çok Geniş Görünen Dünyanın, Ahirete Nispetle Anne Karnı Gibi Olduğunu
Fark Etmeli.
Henüz Bebekken ‘Dünya Benim!’ Dercesine Avuçlarının Sımsıkı Kapalı
Olduğunu, Ölürken De Aynı Avuçların ‘Her Şeyi Bırakıp Gidiyorum
İşte!’ Dercesine Apaçık Kaldığını
Fark Etmeli.
Ve Kefenin Cebinin Bulunmadığını Fark Etmeli.
Baskın Yeteneğini
Fark Etmeli Sonra.
Azraillin Her An Sürpriz Yapabileceğini,
Nasıl Yaşarsa Öyle Öleceğini
Fark Etmeli İnsan
Ve Ölmeden E vvel Ölebilmeli.
Hayvanların Yolda Kaldırımda Çöplükte
Ama Kendisinin Güzel Hazırlanmış Mükellef Bir Sofrada Yemek Yediğini
Fark Etmeli.
Eşref-İ Mahlukat (Yaratılmışların En Güzeli) Olduğunu
Fark Etmeli.
Ve Ona Göre Yaşamalı.
Gülün Hemen Dibindeki Dikeni, Dikenin Hemen Yanı Başındaki Gülü
Fark Etmeli.
Evinde 4 Kedi 2 Köpek Beslediği Halde
Çocuk Sahibi Olmaktan Korkmanın Mantıksızlığını
Fark Etmeli.
Eşine ‘Seni Çok Seviyorum!’ Demenin Mutluluk Yolundaki Müthiş Gücünü
Fark Etmeli.
Dolabında Asılı 25 Gömleğinin Sadece Üçünü Giydiğini, Ama Arka
Sokaktaki Komşusunun O Beğenilmeyen Gömleklere Muhtaç Olduğunu
Fark Etmeli.
Zenginliğin Ve Bereketin, Sofradayken Önünde Biriken Ekmek
Kırıntılarını Yemekte Gizlendiğini
Fark Etmeli.
FARK ETMELİ.
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti Yarın Meçhuldür,
O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,O Da Bugündür.

188

Sunday, 7.12.2014, 19:05

Söylediklerimizden çok,söylemediklerimize pişman oluruz. Dile getirilmemiş düşünce; gidilmemiş yoldur...

189

Tuesday, 9.12.2014, 19:50



"Kendine iyi bak" bir "veda" değil "elveda" cümlesidir çoğu zaman.

O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde...
"Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım. Olamayacağım.
İstesem de istemesem de.

Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum.

Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum."
"Kendine iyi bak"

CAN YÜCEL
Noktayı cümlenin sonunda değil, Tereddüt ettiğin yerde koyacaksın.

193

Monday, 15.12.2014, 15:23

Asla sevmediğim birine seni seviyorum demedim,





Asla sevmediğim birine seni seviyorum demedim,
Ya da asla birini severken karşılığını beklemedim.
Dostluğuma değer biçmedim,sevgime ise hiçbir zaman sınır çizmedim.
Sevdiysem sonuna kadar gittim, bitirdiysem öldürse de hasreti geriye dönmedim.
Bazen çok kırıldım, bazen belki de kırdım.
Ama hata insana mahsustur dedim.
Affettim, af diledim.
Kimileri birden fazla kırdılar kalbimi ama ben onları yinede affettim.
Onlar belki beni saflıkla yargıladılar.
Belki de içten içe sinsice güldüler.
Ama asıl unuttukları şuydu;
Ben aldanmadım..!
Aldanan her zaman kendileri oldular ama bunu anlayamadılar.
Bir insan kaybının ne olduğu bilemedikleri için,
Kaybetmek onlar için bir alışkanlık haline geldiği için.
Oysa ben hiç insan kaybetmedim.
Sadece zamanı geldiğinde vazgeçmeyi bildim o kadar..

195

Thursday, 18.12.2014, 11:13

“O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin..!! Demeyeceksin işte..!!
Yaşarsın çünkü.... Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela... O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni, Senin onu sevdiğinden…
Çok sevmezsen, çok acımazsın. Çok sahiplenmeyince, Çok ait de olmazsın
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin
Senin değillermiş gibi davranacaksın...
Hem hiçbir şeyin olmazsa, Kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.. Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin..
Gökyüzünü sahipleneceksin, Güneşi, ayı, yıldızları
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak... “O benim.” diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin,
Mesela gökkuşağı senin olacak
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, ya da pembeye.... Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de Hep senin kalacakmış gibi hayat..
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak

//Can Yücel//




Söylediklerimizden çok,söylemediklerimize pişman oluruz. Dile getirilmemiş düşünce; gidilmemiş yoldur...

Atilla_Ky

Moderatör

  • "Atilla_Ky" bir erkek

Mesajlar: 22,896

Kayıt tarihi: Dec 17th 2010

Konum: Allaturkaa

  • Özel mesaj gönder

196

Thursday, 18.12.2014, 16:47

Ben; Benden olgun insan isterim karşımda!
Benden dürüst,
En ufak dalgada,
Arkasını dönmeyecek kadar olgun.
Arkamı döndüğümde,
Sırtımdan vurmayacak kadar güvenilir.
Bir o kadar cesaretli olmalı.
Yağmurdan ıslanıp,fırtınadan kaçmamalı.
Ayağı taşa takılınca kayadan korkmamalı.
İşine gelince sevip,
Zoru görünce bırakmamalı!

~Can Yücel~


Zenginlik; Kimsenin senden alamayacağı değerlerin toplamıdır. Senin bilgindir, Ahlâkındır, Özgüvenin, Terbiyen, Letafetin, Tebessümündür...

198

Saturday, 27.12.2014, 22:39



Neşeli bir şeyler çal hayat.
Ama ne olur benden değil..
Can Yücel



Noktayı cümlenin sonunda değil, Tereddüt ettiğin yerde koyacaksın.

199

Sunday, 28.12.2014, 00:49




Boş ver be yaşı!
Gönlün ne kadar genç ondan haber ver?
Şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan
sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver?
Koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını,
Gelene geçene yol verme girsin içeri diye,
Ama gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna.
Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,
Ama aklını kaybedecek kadar bir aşk varsa avuçlarında,
bırak aksın yollarına.
Yağ geç, yık geç kimse, kimse inanmazsa inanmasın
sen inan yüreğine.
hem ona geçmezse kime geçer sözün?
Büyü büyü..
Bak ellerin ayakların kocaman,
aklında maşallah yerinde
E ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye.
Akıllı ol, yüreğin gelir peşinden
boş ver yaşı başı,
Aşk var mı aşk, ondan haber ver?
Takılmışın yüzündeki, gözündeki çizgilere
o çizgilerin yüreğine neler kazıdğını düşün,
Atmak mı istiyorsun kendini dereye soğuk bir kış günü.
Öl gitsin...
Parayı pulu savurup
bir balıkçı köyünde balık mı tutmak istediğin,
Savrul gitsin..
Boşver be yaşı başı,
kim tutar seni kim,
Kendi yüreğinden başka?
Aklını al da öyle git...
İster bir duvara, ister bir odaya, kıra, bayıra vur da git.
Dert etme ellerini, onlarda gelir seninle birlikte bırakmadıkça birine.
O biride gelir, gerçekten istediğin oysa,
Seveceksen ve öleceksen uğruna...
Yaşa be yaşa da öyle git, gireceksen toprağa.
Yaş 70'e gelse bile, hayat daha bitmemiş,
Sen mi biteceksin?
Çekeceksen bile bayrağı,
yaşadım ULAN DİBİNE KADAR diyemeyecek misin...

Can Yücel

Noktayı cümlenin sonunda değil, Tereddüt ettiğin yerde koyacaksın.

200

Tuesday, 30.12.2014, 01:22

Tadıyla için hayatı.
Soğutmadan sevgileri,
Soğutmadan sevdaları,
Soğutmadan dostlukları,
Yaşayın doyasıya.
Seviyorsanız koşun ardından,
Beş dakika bile zaman yok.
Kırmadan incitmeden sevin insanı.
Kırmaya zaman yok.
Çayınız bardakta soğumadan,
İçin çayınızı zaman geçiyor.
Yaşamamak yüreklere zarar.
Can Yücel









Söylediklerimizden çok,söylemediklerimize pişman oluruz. Dile getirilmemiş düşünce; gidilmemiş yoldur...

Benzer konular