Sie sind nicht angemeldet.

*Deniz*

Erleuchteter

  • »*Deniz*« ist weiblich
  • »*Deniz*« ist der Autor dieses Themas

Beiträge: 5 865

Registrierungsdatum: 27. Februar 2007

Wohnort: Kocaeli

  • Nachricht senden

1

Mittwoch, 20. August 2008, 18:32

La İlahe İllallah Demek Ne kadar Önemli?

1- Hazreti Ali’nin (r.a) Resul-i Ekrem’den (s.a.v.) rivayetine göre, Allah Şöyle buyurmuştur;
“ La ilahe illallah”* kelime-i şehadeti benim kalemdir. Kaleme giren azabımdan emin olur.
( Ebu Nuaym, İbn-i Neccar ve İbn-i Asakir’den rivayet etmiştir.)

2 – Enes bin Malik’ten (r.a) Resul-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz’in şöyle buyurduğu rivayet olunmuştur: Cenab-ı Allah buyurdu ki ;
“ İzzetime, celal ve rahmetime yemin ederim ki “ La ilahe illallah “ diyen hiçbir kimseyi Cehennem’de bırakmayacağım”
( Temmam ve Münavi rivayet etmiştir.)

3 – “ şüphe yok ki ben Allah’ım! Benden başka hakiki mabud yoktur. Rahmetim gadabımı geçmiştir. Her kim; Allah’tan başka ilah yoktur. Muhammed (A.s.) da Allah’ın Rasuludur” diye şehadette bulunursa o kimse, Cennete hak kazanmıştır.”

( Deylemi , İbn-i Abbas’tan (R.a.) rivayet etmiştir.)

4 – Cenab-ı Hak buyurdu ki ; “ Ya Musa! Eğer yer ve gökler ve içindekiler, denizler ve onda mevcut olanlar, mizanın (tartının) bir kefesine ve “ La ilahe illallah “ kelime-i celilesi de mizanın diğer gözüne konulup tartılsa ; şehadet kelimesi ağır basar.”
( Ebu Ya’la , Ebu Said el-Hudri (r.a.) rivayet etmişlerdir

  • »DJ*LAZ*GÜLÜ« ist weiblich

Beiträge: 2 578

Registrierungsdatum: 30. April 2008

Wohnort: Almanya-nrw

  • Nachricht senden

2

Freitag, 11. Juni 2010, 23:51

ALLAH c.c razi olsun tskler paylasim icin..

3

Samstag, 12. Juni 2010, 00:09

La İlahe : Yani hiçbir ilahı (ilah kabul edilen) kabul etmiyorum..
İllallah : İlla (ille) Allah.. (tek)

BYOMEGA

Schüler

Beiträge: 49

Registrierungsdatum: 6. Mai 2010

  • Nachricht senden

4

Freitag, 18. Juni 2010, 09:01

paylaşım için teşekkürler ALLAH razı olsun

kelimei tevhid islam dininin temel kurallarından biridir

fakat onunda kuralları vardır bence

İman Etmedikce Cennete Giremezsiniz, BİRBİRİNİZİ SEVMEDİKÇE İMAN ETMİŞ OLMAZSINIZ


Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resülullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Canım kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayınız!"

Sevgili Peygamberimiz, İslam'a göre her işin başı ve ahiretin yegane geçer akçesi olan iman ile sevgi arasındaki bağı en çarpıcı biçimde bu hadisinde dile getirmiş bulunmaktadır. Konunun ehemmiyetine binaen yemin ederek söze başlamış ve önce kesin bir gerçeği, imansız cennete girilemeyeceğini haber vermiştir. Sonra da cennete girebilmenin vazgeçilmez şartı olan imanı elde edebilmek için mü'minlerin birbirlerini sevmeleri gerektiğini, aynı kesinlikle ve aynı açıklıkla bildirmiştir: "Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız!"

Bundan şu sonuç çıkmaktadır: İman, nasıl cennete girebilmenin, vazgeçilmez şartı ise, mü'minleri sevmek de tam ve kamil bir imana sahip olabilmenin biricik şartıdır. Mü'min, kendisiyle aynı imanı paylaşan herkesi, ırkına, rengine, yurduna ve diline bakmaksızın sevecek, onlara karşı muhabbet ve sorumluluk duyacaktır. Çünkü imana sınır, yine imanın kendisiyle çizilebilir.

Müslümanları, tasa ve kıvançlarını paylaşma, dertlerini dert edinme seviyesinde sevgi ve ilgiye layık bulmanın tabiî sonucu onlarla selamlaşamaz hale gelmemektir. Selam, müslümanlar arasında oluşacak sıcak ilgi ve alakanın mukaddimesidir. Müslümanlar selam ile tanışır, bilişir ve sevişirler. Onları aynı inanç çizgisinde birleştiren, bir anda kalbî duygularla birbirlerine bağlı olduklarını hissettiren sihirli kelime selamdır. Bu hadisten hareketle, büyük muhaddis Tîbî'nin de ifade ettiği gibi, selamı yaymak sevginin sebebi, sevgi imânın kemâlinin ve Allah'ın dînini her şeyin üstünde tutmanın ve onu bütün yeryüzüne hâkim kılmak için var gücüyle çalışmanın sebebidir ki, bu gerçek mü'minliktir.

Sevgili Peygamberimiz, sadece tesbit ve teşhis ile kalmaz, mutlaka tedavî yollarını da müslümanlara gösterir. Bu hadîs-i şerîfte de onun böyle bir uygulamasını görmekteyiz. Müslümanlar arası ilişkilerin sevgi düzeyine çıkarılabilmesi için nereden başlanması gerektiğini, "Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi, aranızda selamı yayınız!" sözleriyle ortaya koymuş bulunmaktadır. Artık sonuç belli, vasıta belli, o vasıtayı elde edebilmek için gereken sermaye (sevgi) belli, o sermayeye ulaşmak için atılacak ilk adım da bellidir. Ötesi müslümanlara kalmıştır.

Cennet-iman-sevgi-selam irtibatı, konumuz olan sevginin önem ve yerini göstermesi bakımından başkaca hiçbir söze ihtiyaç bırakmayacak kadar açıktır.



şimdi bir düşünelim birbirimizi nekadar seviyoruz dinimizi nekadar yaşıyoruz teşekkürler

ALI25

Schüler

  • »ALI25« ist männlich

Beiträge: 41

Registrierungsdatum: 9. März 2009

Wohnort: Berlin

  • Nachricht senden

5

Donnerstag, 30. September 2010, 02:54

Eline saglik güzel bir paylasim yapmissin allah razi olsun Deniz.