Sie sind nicht angemeldet.

sibela

Profi

  • »sibela« ist weiblich
  • »sibela« ist der Autor dieses Themas

Beiträge: 1 507

Registrierungsdatum: 1. Juli 2010

  • Nachricht senden

1

Sonntag, 13. März 2011, 19:50

~~Üç Heykel~~



İki komşu ülkenin hükümdarları birbirleriyle savaşmazlar ama
Her fırsatta birbirlerini rahatsız ederlerdi. Doğum günleri, bayramlar da
İlginç armağanlar göndererek karşıdakine zekâ gösterisi yapma
fırsatlarıydı.

hükümdarlardan biri, günün birinde ülkesinin en önemli
heykeltıraşını huzuruna çağırdı.
İstediği ; birer karış yüksekliğinde, altından, birbirinin
Tıpatıp aynısı üç insan heykeli yapmasıydı. Aralarında bir fark olacak ama
bu farkı sadece ikisi bilecekti. Heykeller hazırlandı ve doğum gününde
Komşu ülke hükümdarına gönderildi. Heykellerin yanına bir de mektup
konmuştu.
Şöyle diyordu heykelleri yaptıran hükümdar : "Doğum gününü bu üç
Altın heykelle kutluyorum. Bu üç heykel birbirinin tıpatıp aynısı gibi
görünebilir. Ama içlerinden biri diğer ikisinden çok daha değerlidir.
O heykeli bulunca bana haber ver."
Hediyeyi alan hükümdar önce heykelleri tarttırdı. Üç altın heykel
Gramına kadar eşitti. Ülkesinde sanattan anlayan ne kadar insan varsa
çağırttı. Hepsi de heykelleri büyük bir dikkatle incelediler ama
aralarında bir fark göremediler. Günler geçti. Bütün ülke hükümdarın
sıkıntısını duymuştu ve kimse çözüm bulamıyordu. Sonunda, hükümdarın fazla
isyankâr olduğu için zindana attırdığı bir genç haber gönderdi. İyi okumuş,
akıllı ve zeki olan bu genç, hükümdarın bazı isteklerine karşı çıktığı için
zindana atılmıştı. Başka çaresi olmayan hükümdar bu genci çağırttı. Genç
önce heykelleri sıkı sıkıya inceledi, sonra çok ince bir tel getirilmesini
istedi.

Teli birinci heykelciğin kulağından soktu, tel heykelin ağzından
çıktı.

İkinci heykele de aynı işlemi yaptı. Tel bu kez diğer kulaktan
çıktı.

Üçüncü heykelde tel kulaktan girdi ama bir yerden dışarı
çıkmadı.

Ancak telin sığabileceği bir kanal kalp hizasına kadar iniyor,
oradan öteye gitmiyordu. Hükümdar heykelleri gönderen komşu
hükümdara cevabı yazdı :

Kulağından gireni ağzından çıkartan insan makbul değildir.
Bir kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa, o insan da makbul değildir.
En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır. Bu değerli
hediyen için çok teşekkür ederim."


(alıntı)
~~Ben ne zaman büyüdüm annem ~~

engongem

Moderator

  • »engongem« ist männlich

Beiträge: 10 791

Registrierungsdatum: 3. November 2007

Wohnort: KarSıyaKa 35/5

  • Nachricht senden

2

Montag, 14. März 2011, 09:46

Kulağından gireni ağzından çıkartan insan makbul değildir.
Bir kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa, o insan da makbul değildir.
En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır.

Cok güzeldii teşekkürler sibelaaa ;)
€nGonG€
Çok Sevildiğimiz İçinmi Beğeniliyoruz !!
Yoksa
Çok Beğenildiğimiz İçinmi Seviliyoruz !!
İşte Bunu Bilemiyoruz..!

TurkEce

[Forum Ablası]

  • »TurkEce« ist weiblich

Beiträge: 47 557

Registrierungsdatum: 16. September 2010

Wohnort: TC İstanbul/allaturkaa

  • Nachricht senden

3

Montag, 14. März 2011, 09:56

Kulağından gireni ağzından çıkartan insan makbul değildir.
Bir kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa, o insan da makbul değildir.
En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır.

Çok güzel Sibela ellerine sağlık...
Bence buna "Ağzından çıkanı kulağı duyan" insanda ilave edilmeli.Bazen benimde kulağım kendimi duymaz :1gözkirp:

sibela

Profi

  • »sibela« ist weiblich
  • »sibela« ist der Autor dieses Themas

Beiträge: 1 507

Registrierungsdatum: 1. Juli 2010

  • Nachricht senden

4

Dienstag, 15. März 2011, 12:47

evet çok güzel bir hikayeydi gerçekten :)

teşekkürler enginn :)

teşekkürler ece :)
~~Ben ne zaman büyüdüm annem ~~

5

Mittwoch, 14. September 2011, 13:07

Üç Heykel

Iki komsu ülkenin hükümdarlari birbirleriyle savasmazlar, ama her firsatta birbirlerini rahatsiz ederlerdi.
Dogum günleri, bayramlar da ilginç armaganlar göndererek karsidakine zekâ gösterisi yapma firsatlariydi.

Hükümdarlardan biri, günün birinde ülkesinin en önemli heykeltirasini huzuruna çagirdi.
Istedigi, birer karis yüksekliginde, altindan, birbirinin tipatip aynisi üç insan heykeli yapmasiydi.
Aralarinda bir fark olacak ama bu farki sadece ikisi bilecekti.

Heykeller hazirlandi ve dogum gününde komsu ülke hükümdarina gönderildi.
Heykellerin yanina bir de mektup konmustu.

Söyle diyordu heykelleri yaptiran hükümdar:
"Dogum gününü bu üç altin heykelle kutluyorum. Bu üç heykel birbirinin tipatip aynisi gibi görünebilir.
Ama içlerinden biri diger ikisinden çok daha degerlidir.
O heykeli bulunca bana haber ver."

Hediyeyi alan hükümdar önce heykelleri tarttirdi. Üç altin heykel gramina kadar esitti.
Ülkesinde sanattan anlayan ne kadar insan varsa çagirtti.
Hepsi de heykelleri büyük bir dikkatle incelediler ama aralarinda bir fark göremediler.

Günler geçti.
Bütün ülke hükümdarin sıkıntisini duymustu ve kimse çözüm bulamiyordu.
Sonunda, hükümdarin fazla isyankâr oldugu için zindana attirdigi bir genç haber gönderdi.
Iyi okumus, akilli ve zeki olan bu genç, hükümdarin bazi isteklerine karsi çiktigi için zindana atilmisti.

Baska çaresi olmayan hükümdar bu genci çagirtti. Genç önce heykelleri sıkı sıkıya inceledi, sonra çok ince bir tel getirilmesini istedi.
Teli birinci heykelcigin kulagindan soktu, tel heykelin agzindan çikti.
Ikinci heykele de ayni islemi yapti. Tel bu kez diger kulaktan çikti.
Üçüncü heykelde tel kulaktan girdi ama bir yerden disari çikmadi.
Ancak telin sigabilecegi bir kanal kalp hizasina kadar iniyor, oradan öteye gitmiyordu.

Hükümdar heykelleri gönderen komsu hükümdara cevabi yazdi:

"Kulagindan gireni agzindan çikartan insan makbul degildir.
Bir kulagindan giren diger kulagindan çikiyorsa, o insan da makbul degildir.
En degerli insan, kulagindan gireni yüregine gömen insandir.
Bu degerli hediyen için çok tesekkür ederim."
[align=center][img]http://s1.directupload.net/images/110701/vy77gp2c.gif[/img][/align]

sibela

Profi

  • »sibela« ist weiblich
  • »sibela« ist der Autor dieses Themas

Beiträge: 1 507

Registrierungsdatum: 1. Juli 2010

  • Nachricht senden

6

Freitag, 23. September 2011, 11:22

Teşekkürler..
~~Ben ne zaman büyüdüm annem ~~

Relax..

Fortgeschrittener

  • »Relax..« ist weiblich

Beiträge: 254

Registrierungsdatum: 18. April 2012

  • Nachricht senden

7

Donnerstag, 10. Mai 2012, 13:09

Fark Var Mi ?




FARK VAR MI ?

İki komşu ülkenin
hükümdarları birbirleriyle savaşmazlar, ama her fırsatta birbirlerini
rahatsız ederlerdi. Doğum günleri ve bayramlarda ilginç armağanlar
göndererek birbirlerine zekâ gösterisi yaparlardı.


Hükümdarlardan biri, bir gün ülkesinin en önemli heykeltıraşını huzuruna
çağırdı. İstediği, birer karış yüksekliğinde, altından, birbirinin
tıpatıp aynisi üç insan heykeli yapmasıydı. Aralarında bir fark olacaktı ancak bu farkı sadece ikisi bilecekti.

Heykeller hazırlandı ve doğum gününde komşu ülkenin hükümdarına gönderildi.
Heykellerin yanına bir de mektup konmuştu.
Şöyle diyordu heykelleri yaptıran hükümdar: ..


“- Doğum gününü bu üç altın heykelle kutluyorum. Bu üç heykel
birbirinin tıpatıp aynısı gibi görünebilir. Ama içlerinden biri diğer
ikisinden çok daha değerlidir. O heykeli bulunca bana haber ver.”


Hediyeyi alan hükümdar önce heykelleri tarttırdı. Üç altın heykel
gramına kadar eşitti. Ülkesinde sanattan anlayan ne kadar insan varsa
çağırttı. Hepsi de heykelleri büyük bir dikkatle incelediler,ama
aralarında bir fark göremediler.

Günler geçti. Bütün ülke
hükümdarın sıkıntısını duymuştu ve kimse çözüm bulamıyordu. Sonunda,
hükümdarın fazla isyankâr olduğu için zindana attırdığı bir genç haber
gönderdi. İyi okumuş, akıllı ve zeki olan bu genç, hükümdarın bazı
isteklerine karşı çıktığı için zindana atılmıştı.

Başka çaresi
olmayan hükümdar bu genci çağırttı. Genç önce heykelleri sıkı sıkıya
inceledi, sonra çok ince bir tel getirilmesini istedi.

Teli birinci heykelciğin kulağından soktu, tel heykelin ağzından çıktı.
İkinci heykele de ayni işlemi yaptı. Tel bu kez diğer kulaktan çıktı.

Üçüncü heykelde tel kulaktan girdi ama bir yerden dışarı çıkmadı. Ancak
telin sığabileceği bir kanal kalp hizasına kadar iniyor, oradan öteye
gitmiyordu.

Hükümdar heykelleri gönderen komşu hükümdara şu cevabı yazdı:


“Kulağından gireni ağzından çıkartan insan makbul değildir. Bir
kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa, o insan da makbul değildir.
En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır. Bu değerli
hediyen için sana çok teşekkür ederim..."

€fsunn

Erleuchteter

  • »€fsunn« ist weiblich

Beiträge: 13 373

Registrierungsdatum: 30. März 2007

  • Nachricht senden

8

Donnerstag, 10. Mai 2012, 13:19

“Kulağından gireni ağzından çıkartan insan makbul değildir.

:thumbup: GÜZEL PAYLAŞIM İCİN TSKLER...RELAX
Gönlüme kurulmuş Cehennem olsan,
En güzel Cennete değişmem seni !!!

MeRaL

Jüri

  • »MeRaL« ist weiblich

Beiträge: 5 308

Registrierungsdatum: 6. Januar 2007

Wohnort: NRW

  • Nachricht senden

9

Donnerstag, 10. Mai 2012, 13:30

Cok ilginc bir hikaye, cok ince bir fikir ve degerli bir hediye gercektende, bu güzel bir paylasim icin tesekkür ederim :çakçak:
Birileri kendini Bir B.. saniyormus, o yüzden geldim :kkahkaha:

Ähnliche Themen